Advert
Advert

DEMİRTAŞ: GAZETECİLER DERHAL SERBEST KALMALI!

DEMİRTAŞ: GAZETECİLER DERHAL SERBEST KALMALI!
Bu içerik 489 kez okundu.

 

     CHP Zonguldak Milletvekili, Avukat Ünal Demirtaş, tutuklu gazetecilerle ilgili TBMM Başkanlığına bir soru önergesi verdi. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün 1’inci yargı paketi ile ilgili açıklamalarını da hatırlatan CHP’li Demirtaş; “Aslolan özgürlüktür,  tutuklamalardaki keyfiliği kaldırıyoruz diyen Sayın Adalet Bakanı, yargıya güvenin azalmasının sorumlularından biridir. Yasal dayanaktan yoksun, uluslararası mevzuata ve Anayasa’ya açıkça aykırılık teşkil eden bu tutuklamalar hukuki değil siyasidir.Gazeteciler derhal serbest kalmalıdır" dedi.

    CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, önergesinde şunları ifade etti;

AMAÇ GÖZDAĞI VERMEK!

    Ülkemizde Anayasa'nın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26. maddesi ile, "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir” denilirken, yine Anayasa’nın 28. maddesi ile “Basın hürdür, sansür edilemez” düzenlemesi getirilmiştir.

    Bugün gazeteciler iktidarın ağır baskı ve zorlamaları ile karşı karşıyadır. Hukuka aykırı bir şekilde pek çok gazeteci yazar yıllarca cezaevlerinde tutulmuştur. Son olarak, Libya’da görev yaparken şehit olan bir MİT mensubunun cenaze törenini haberleştirdiği gerekçesi ile Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Oda TV Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Oda TV muhabiri Hülya Kılınç, Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel ile Yeni Yaşam Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser ve Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Oda TV’ye de, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kararıyla erişim engeli getirilmiştir. Tutuklamaya gerekçe olarak gösterilen haber, öncesinde TBMM kürsüsünde ifade edilen, herkes tarafından bilinen bir haberdir. Bunun yanında cenaze törenine “Teşkilat Başkanı” çelengi gönderilmiştir. İfşa edilen bir devlet sırrı yoktur. Bilinmeyen bir cenaze açıklanmış değildir. İktidarın politikalarını eleştiren, muhalif kimliği bilinen gazete ve gazetecilere gözdağı vermek amacıyla şehit olan MİT görevlisi bir sebep olarak kullanılmıştır.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ AYRICALIK DEĞİL, KORUNMASI GEREKEN BİR HAKTIR!

    Gazetecilerin tutuklanması ile Oda TV’ye erişim engeli getirilmesi Anayasa’ya açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Hukukta istisnai bir tedbir olarak düzenlenen tutukluluk, gazeteciler için bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaktadır. Halkın haber alma hakkı çerçevesinde görevlerini yapan gazeteciler yargı eliyle susturulmaya çalışılmaktadır. Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu; Sızıntı, Mahrem, Metastaz gibi devletteki tarikat yapılanmalarını açığa çıkaran kitaplarının yanı sıra Pelikan yapılanması, Fetullahçı Terör Örgütü ile ilgili yaptıkları araştırma ve çalışmalarla öne çıkan gazetecilerdir. Murat Ağırel de, araştırmacı gazeteciliği ile bilinen, kamu kurumlarındaki usulsüzlükleri konu alan “Şaki”, devlet-tarikat ve siyasal islamı mercek altına aldığı “Sarmal” kitabı ile öne çıkan bir gazetecidir. Bu gazetecilerin tutuklanması ile muhalif olan tüm gazete ve gazeteciler susturulmak, sindirilmek istenmektedir. Bu baskı sadece gazetecilere değil, muhalif kimliği ile bilinen haber sitelerine de yapılmaktadır. 62 kere erişim engeli getirilen “sendika.org” haber sitesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi “ifade özgürlüğünün ihlali” gerekçesi ile erişimi engelinin kaldırılması gerektiğine dair karar vermiştir. Ancak 2019 yılında, 80 milyon 45 bin131 kişinin ziyaret ettiği, ortalama 3 milyon 392 bin haberin okunduğu, Türkiye’nin televizyonu ve gazetesi olmayan, en büyük haber sitesi olan Oda Tv’ye de erişim engeli getirilmiştir. 21’inci yüzyılda, hala daha düşünce ve ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğüne gölge düşüren bu tip keyfi tutuklamalara ve haber sitelerine erişimin engellenmesine derhal son verilmesi gerekmektedir. Basın özgürlüğü, gazetecilere tanınan bir ayrıcalık değil, demokratik bir hukuk devletinde özenle koruması gereken bir haktır.

YARGIYA GÜVEN SARSILDI!

    Üstelik 2019 yılında TBMM’de yasalaşarak çıkan 1’inci Yargı Paketi hakkında Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ;“Yargı reformunda birinci paketimiz düşünce ve ifade özgürlüğünü daha da güvenceye alıcı, tutuklamadaki keyfiliği kaldıran düzenlemeler içeriyor. Tutuklamayı infaz gibi gören uygulamalar asla kabul edebileceğimiz bir durum değil. Çünkü tutuklama istisnai bir tedbirdir, aslolan özgürlüktür” açıklamasını yapmış idi. Bugün gazetecilerin tutuklanması, Oda Tv’ye erişim engeli getirilmesi, Adalet Bakanı’nın, özgürlük ve adalet vadeden yargı paketi açıklamalarıyla taban tabana zıt olup, yargıya olan güveni de temelden sarsacak niteliktedir.

    Nitekim Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından yapılan açıklamaya göre; Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye 180 ülke arasında 157’nci, dünyada en çok gazeteciyi hapseden ülkeler arasında ise Türkiye ikinci sırada yer almaktadır.

TUTUKLULUK İNFAZA DÖNÜŞÜYOR!

    CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, önergesinde şu soruların yanıtlanmasını istedi;

1)Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Oda TV Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Oda TV Muhabiri Hülya Kılınç, Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel ile Yeni Yaşam Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser ve Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik hakkında tutuklama kararı hangi gerekçe ile verilmiştir?

2)Tutuklama bir tedbir uygulamasıyken ve bu gazeteciler hakkında daha iddianame dahi yazılmamışken, ölümcül corona virüsü nedeniyle cezaevlerinde görüşlerin yasaklandığı bir dönemde bu gazetecilerin tutukluğu hangi gerekçeyle devam etmekte ve infaza dönüştürülmektedir?

3)CHP Grupbaşkanvekili Engin Özkoç ile ilgili iddianame ve fezleke 24 saat geçmeden hazırlanırken, tutuklu gazetecilere yönelik iddianamelerin hala tamamlanmamasının nedeni nedir?

4)Oda TV’ye hangi gerekçe ile erişim engeli getirilmiştir?

5) Gazetecilerin tutuklanması ve Oda TV’ye getirilen erişim engeli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarına, Anayasaya ve iç mevzuatımıza aykırı değil midir?

6)2019 yılının Ocak ayından bu yana gazete, internet sitesi ya da televizyonda yayınlanan haberi veya yazısı gerekçe gösterilerek kaç medya çalışanı hakkında dava açılmış, kaç haber sitesine erişim engeli getirilmiştir?

7)1’inci Yargı Reformu Paketi ile düşünce ve ifade özgürlüğünün daha da güvence altına alınacağı, tutuklamalardaki keyfiliğin kaldırılacağı taahhüdünde bulunmanıza rağmen,  6 gazetecinin tutuklanmasını ve Oda Tv haber sitesine erişimin engellenmesini nasıl açıklıyorsunuz? Bu uygulamalar yargıya olan güveni zedelemeyecek midir?

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
DEVREK’TE KORONA’DAN BİR ÖLÜM DAHA
DEVREK’TE KORONA’DAN BİR ÖLÜM DAHA
KILIÇDAROĞLU, GRUP TOPLANTISINDA ZONGULDAKLILARA SESLENDİ
KILIÇDAROĞLU, GRUP TOPLANTISINDA ZONGULDAKLILARA SESLENDİ