Advert
Advert

YAVUZYILMAZ: VERİLEN SÖZ TUTULMADI

Maden şehit ailelerini ilgilendiren madde reddedildi.

 YAVUZYILMAZ: VERİLEN SÖZ TUTULMADI
Bu içerik 431 kez okundu.
Advert

 

     Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kuruluna gelen yasa teklifi ile; kömür madenlerindeki iş kazalarında hayatını kaybeden sigortalıların yakınlarına tanınan 'kamuda istihdam' ve ‘aylık bağlanması’ haklarının sadece 2003-2014 yılları arasında ölen işçilerin yakınlarına verilmesiyle ilgili olarak süre sınırının kaldırılması, süreye takılarak haktan faydalanamayan ailelerin mağduriyetinin giderilmesi amaçlanmıştı.

    Yasa teklifinin red edilmesi ile Türkiye Taşkömürü Kurumunun (TTK) 1983 yılında Armutçuk ve1992 yılında Kozlu müesselerinde yaşanan facialarda hayatlarını kaybeden toplam 366 şehit madenci ailesinin de mağduriyeti sonlanmamış oldu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kanun teklifinin görüşmeleri öncesinde partisinin grup toplantısında gerçekleştirdiği konuşmasında “Yavuzyılmaz’ın teklifine destek verilmesi” çağrısında bulunurken; teklif, AKP milletvekillerinin oylarıyla red edildi.

    CHP’li Yavuzyılmaz, görüşmeler öncesi yaptığı konuşmasında "Bir avuç kömüre ömrünü vererek çalışan madencileri unutmayın, şehitlerimizi unutmayın" diyerek Genel Kurula seslenirken, hitabında şu ifadelere yer verdi:

“Ben bu vatanın evladıyım diyen herkesin boynunun borcudur”

    “2003-2014 yılları arasındaki tarihlerle sınırlandırılan maden kazalarında şehit olan madencilerin ailelerine devlette istihdam hakkı tanıyan kanundaki bu süre sınırlamasının kaldırılması için verdiğim kanun teklifine destek istemek için huzurunuzdayım, maden şehitlerinin çocuklarına destek istemek için huzurunuzdayım.

    Zonguldak ili Kozlu ilçesinde büyümüş bir milletvekiliyim, Kozlu neresi? Size hatırlatmak istiyorum; Kozlu, 1992 yılındaki grizu faciasıyla anılan, 263 madencimizin şehit olduğu ve o gecenin sabahı babalarını kaybeden 263 maden şehidimizin çocuğuyla bu acıyı birlikte yaşadığımız bir ilçemiz, Zonguldak Kozlu ilçesi. Arkadaşlarım o gün babasız kaldılar, babasız büyüdüler, bugün hâlâ babasızlar. Grizu faciasının acıları onlar için sadece bir gün içinde yaşanıp bitmedi. Şehit madenci aileleri hâlâ o acıları yaşıyor. Bugün itibariyle 2003 yılı öncesi ve 2014 yılı sonrası maden kazalarında şehit olanların ailelerine devlette istihdam hakkı tanınırsa bu sadece 500 ve 600 kardeşimize bir istihdam hakkı tanıyacak yani devlete neredeyse bir yük getirmeyecek ve "Ben bu vatanın evladıyım." diyen herkesin boynunun borcu olan, maden kazalarında öldüğü tarihe göre şehitler arasında ayrımcılık yapan bu tarih sınırlamasının kaldırılmasını talep ediyoruz. Bakın, bu konuda AK Parti'nin daha önce verdiği bir söz var. Bu sözü hangi tarihte verdiniz? Yıl 2018, yer Zonguldak, konuşan dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım.

“Verilen söz tutulmadı, Zonguldak için hayırlı, uğurlu olmadı”

    Başbakan o gün “Zonguldak kömür işletmesinde vefat eden kardeşlerimize şehitlik mertebesi veriyoruz ve onların bir yakınlarını da kamuda işe alıyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun” demişti ancak Zonguldak için hayırlı uğurlu olmadı çünkü verilen bu sözü tutmadınız. Yani demek ki neymiş? Her zaman kandırılan siz olmuyormuşsunuz, bazen de siz çok güzel kandırıyormuşsunuz, artık hangisi işinize geliyorsa.

 “Ülke kalkınması adına şehitler veren madenci kentlerini unutmayın”

    Evet, değerli milletvekilleri, unutmayın, bir avuç kömüre ömrünü vererek çalışan, hastalanan, ciğerlerini tüketen madencileri unutmayın. Ülke kalkınması adına şehitler veren madenci kentlerini unutmayın. 3 Mart 1992 yılında 263 madencinin şehit olduğu Kozlu'yu unutmayın. 1983'te 103 işçinin yaşamını yitirdiği Armutçuk'u unutmayın. 1990 yılında Amasya'da 3'ü yanarak olmak üzere kaybettiğimiz 65 maden işçimizi unutmayın. 1995 yılında 38 madencinin göçük altında kalarak can verdiği Yozgat'ı unutmayın, Soma'yı unutmayın. 2014 yılından sonra maden kazalarında şehit olanları unutmayın, şehit madencilerin ailelerini unutmayın. Hâlâ kanıyor yüreklerimiz, acımız hâlen taze.

“Hangisi daha acıdır”

    Hangisi daha acıdır değerli milletvekilleri, soruyorum. Hangisi daha acıdır? Babasız büyüyen bir çocuk olmak mı yoksa çocuğu hayatta çaresiz kalan bir maden şehidi olmak mı? Onların ailelerine, çocuklarına sahip çıkmak hepimizin görevi değil mi? Bir çocuğun gözlerinin içine bakıp senin baban şu yıllar arasında ölmedi, o yüzden sen bizi ilgilendirmiyorsun diyebilecek vicdansızlar var mı bu Mecliste? Birazdan oylamada bunu da göreceğiz.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
MUHTARDAN  “GELMEYİN” ÇAĞRISI!
MUHTARDAN “GELMEYİN” ÇAĞRISI!
BURAK DERİN HAYATINI KAYBETTİ
BURAK DERİN HAYATINI KAYBETTİ