Advert
Advert

TEVFİK FİKRET’İ SAYGIYLA ANIYORUZ

Büyük şair Tevfik Fikret’i ölümünün 105.yılında saygı ve şükranla anıyor ve iki güzel eserini bir kez daha hatırlatıyoruz.

TEVFİK FİKRET’İ SAYGIYLA ANIYORUZ
Bu içerik 198 kez okundu.
Advert

48 yıllık kısa hayatının 32 yılı istibdat dönemine denk gelen, Atatürk’ün “Fikret kimdir biliyor musunuz? Onu tanıyanlar, benim ne yapmak istediğimi kavrayacak kimselerdir.” diye anlatır.

   Falih Rıfkı, hürriyet savaşçısı Tevfik Fikret’in cenaze töreninde  zayıf bir subay görür. Kim olduğunu sorar. Bilen bir kişi:

   -Zabitin adı Mustafa Kemal, cepheden gelmiş, yanıtını verir.

   Büyük şair Tevfik Fikret’i ölümünün 105.yılında saygı ve şükranla anıyor ve iki güzel eserini bir kez daha hatırlatıyoruz:

 

HAN-I YAĞMA

 

Bu sofracık, efendiler – ki iltikaama muntazır

Huzurunuzda titriyor – bu milletin hayatıdır;

Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!

Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir

Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?

Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!

Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir…

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say

Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,

Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;

Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay…

 

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

 

*

 

BİR LAHZA-İ TEAHHUR

 

Bir patlama...bir duman...ve bütün bir şenlik alayı,

Sahnelediği oyunu seyreden kalabalık; haşin, azgın

Tırnaklarıyla bir kahredici elin, didik didik,

Yükseldi havaya bacak, kelle, kan, kemik...

 

Ey yüce patlama, ey öc alıcı duman,

Kimsin? nesin? bu saldırıya iten ne, sebep ne? kim?

Arkanda bin meraklı bakış ve sen yoksun,

Görünmeyen bir eli andırıyorsun, kurtarıcı.

 

Sesinde o öfkenin o korkunç yıldırımı var ki

Her yerde hak ve kurtuluş duygusunu tetikler.

Vuruşunla kahredici ayağı titrer zorbalığın,

En gururlu, görkemli tâcı sarsar yaklaşışın.

 

Silkip yüzyılların boyunlarındaki ilmiklerini, en çetin

Bir uykudan uyandırır milleti dehşetin.

Ey şanlı avcı, tuzağını boşuna kurmadın!

Attın... ama yazık ki, yazıklar ki vuramadın!

 

Dursaydı bir dakikacık (bu hep) geçen zaman,

Ya da o durmasaydı o tâlihsiz* taç,

Kanlarla bir cinâyete pek benzeyen bu iş

Bir iyilik olurdu, benzeri yüzyıllarca geçmemiş.

 

Ancak, rastlantı... âh o güçlülerin dostu,

Güçsüzlerin, zavallıların değişmez düşmanı,

Birden yetişti etkisiz kılmaya, bu yakıcı planı,

Söndürdü bir nefeste bu parlak umudu;

 

Yazdı, alay etmek için bilinçsiz yazgı,

Zulüm tarihine bir övünme önsözünü.

Kurtuldu; hakkıdır, alacak şimdi öcünü;

Ancak; unutmasın şunu (ki) alçaklığın tarihi:

 

Bir milleti çiğnemekle bu gün eğlenen (alçak)

Bir anlık gecikmeye borçlu bu keyfini

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
HES KODU NASIL ALINIR?
HES KODU NASIL ALINIR?
1 YAŞINDAKİ BEBEK VİRÜSE YAKALANDI
1 YAŞINDAKİ BEBEK VİRÜSE YAKALANDI