Advert
Advert

"SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VE DEĞİȘTİRECEK GÜCÜMÜZ VAR!"

Eğitim-Sen Devrek Temsilciliği Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle Devrek Cumhuriyet Alanı’nda toplandı.

Bu içerik 489 kez okundu.
Advert

 

  Eğitim-Sen Devrek Temsilciliği Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle Devrek Cumhuriyet Alanı’nda toplandı.

 Eğitim-Sen Devrek Temsilciği öncülüğünde CHP Devrek iİçe Kadın Kolları ve Devrek Kent Konseyi'nin destekleriyle  sosyal mesafe kuralına uyularak Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında pankartlar açarak, slogonlar attı.

  Eğitim-Sen Devrek Temsilciği adına basın açıklamsı yapan Aslıhan Hancı şu ifadelere yer verdi;

" Sevgili Kadınlar, Pandemi koşullarıyla birleşen toplumsal ve ekonomik kriz, biz kadınların yaşamlarını daha da zorlaştırıyor. Artan işsizlik, yoksulluk ve şiddetle ağırlaşan yaşam koşulları bizi daha çok etkiliyor. Toplumsal olarak kadına yüklenen roller ve bunların dinci gericilikle birleşmiş hali, kadının erkekle eşit olamayacağı, kadının fıtratı gibi söylemlerle yaşamlarımız daha çok kıskaç altına alınıyor. Bu nedenle, eşitlik, özgürlük ve laiklik mücadelemizi yaşam hakkı mücadelesinden ayrı düşünmüyoruz!

Her güne şiddete, mobinge uğrayan ve öldürülen kız kardeşlerimizin acı haberleriyle uyanıyoruz. Her gün en az üçümüz fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal șiddete uğruyor, erkekler tarafından katlediliyoruz. Daha yeni, Samsun’da bir kadın ayrıldığı eşi tarafından sokak ortasında öldüresiye dövüldü, İstanbul’da 53 yaşında, Kayseri’de 92 yaşında iki kadın tecavüze uğrayarak öldürüldüler. Son 65 gün içinde 67 kadın öldürüldü. Buna karşılık cezasızlık politikaları nedeniyle failler korunurken biz bir kadın daha eksiliyor, gözaltına alınıyor ve hatta öz savunma ve yașam hakkımızı savunduğumuz için tutuklanıyoruz. Esnek çalıșma biçimleri ile çalıșmayașamınındıșına itiliyor, güvencesizleștiriliyoruz. İșyerimizde, sokakta, evde mobinge, tacize, tecavüze maruz kalıyor, bizlere dayatılan toplumsal cinsiyet rolleri içine sıkıștırılıyoruz. Kararlarımız, farklılıklarımız, renklerimiz hatta kahkahamız yok sayılıyor, ne giyeceğimizden nasıl yașayacağımıza kadar makbul kadın tanımlaması içine sokulmaya çalıșılıyoruz. Kadın üniversiteleri, pembe otobüs gibi uygulama ve fikirlerle yașamlarımızayrıştırılıyor, hatta tecrit edilmek isteniyoruz. Kadın sığınma evleri ve kadın danıșma merkezleri kapatılıyor. Yașam güvencemiz sayılabilecek İstanbul Sözleșmesitartıșmaya açılıyor, yașam hakkımız elimizden alınmaya çalıșılıyor.

Pandemi koşullarında derinleşen ekonomik kriz var olan cinsiyet eşitsizliğini derinleştirirken artan kadın işsizliği ve yoksulluğuna dair hiç bir önlem alınmıyor. BM verilerine göre Türkiye’ de pandemi sürecinde erkeklere göre işini kaybeden kadınların oranı %32 daha fazla oldu. Kadınların ücretsiz izin kullanım oranı erkeklerden % 42,  ev içi iş yükü artışı ise % 65 daha fazla. Sağlık alanı başta olmak üzere pandeminin etkilediği kadın emeğinin yoğun olduğu sektörlerde ağır iş yükü altında çalışmak zorunda kalan kadınlar bakım hizmetlerinin paylaşılmasını önceleyen sosyal devlet sorumluluklarının yerine getirilmemesi nedeniyle hem evde hem işte bitmeyen mesai içerisinde tükeniyor. Ev içinde artan iş yükü cinsiyetçi iş bölümünü belirginleştirirken kadınları koruyan ve güçlendiren uygulamalar yerine esnek çalışma modeliyle bizi düşük ücretlerle güvencesiz, örgütsüz çalıştırmanın, ücretli-ücretsiz emeğimizi daha da değersizleştirmenin yolları aranıyor.

Ancak Biz Kadınlar Biliyoruz ki; yașamlarımızı ve dünyayı hep birlikte değiştirebilir vedönüștürebiliriz. Bunun için taleplerimizi haykırıyoruz:

Doğum izinleri 24 haftaya çıkarılsın,

Süt izninin kullanımı önündeki keyfi engeller kaldırılsın,

8 Mart kadınlar için ücretli izin günü sayılsın,

50 çalıșanın bulunduğu iș yerlerinde gündüz bakım evleri ve kapatılan kamu kreșleri açılsın,

Kadın ve Eșitlik Bakanlığı kurulsun,

Esnek-güvencesiz çalıșma uygulamasına son verilsin, güvenceli iș, güvenli yașamkoșulları ve eșitișeeșit ücret sağlansın,

İș yerinde șiddeti, ayrımcılığı ve mobbingi önleyen düzenlemeler yapılsın.

Etkili bir sorușturma mekanizması kurulsun ve caydırıcı cezalar tanımlansın,

Kadınlara ve LGBTİ+’ lara yönelik her türlü șiddeti ve ayrımcılığı önleyici yasal düzenlemeler acilen yapılsın,

Grevli toplu sözleșme hakkı, sendikal hak ve özgürlüklerimiz önündeki engeller kaldırılsın,

OHAL komisyonu derhal lağvedilsin, KHK’lerle haksız hukuksuz biçimde ișten çıkarılan tüm emekçiler görevlerine iade edilsin,

Kadınlar için daha fazla yoksulluk, șiddet, göç ve ayrımcılık anlamına gelen savaș politikaları son bulsun.

Eșit ve özgür biçimde, barıș içinde bir arada yașamın sağlanacağı demokratik koșullarınolușması sağlansın,

İstanbul sözleșmesibașta olmak üzere kadınlardan yana imza atılan uluslararası sözleșmeler etkin uygulansın.

Biz kadınlar;

• Baskılara boyun eğmiyor, yeryüzünün her yerinde direniyor, yeniden diriliș tarihi yazıyoruz!

 • Örgütleniyor, özgürleșiyor, özgürleștiriyoruz!

 • Yașamlarımıza emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkıyoruz!

• Șiddete, tacize, tecavüze, cinsiyetçiliğe, eșitsizliğe, ırkçılığa karșı birlikte direniyoruz!

• Doğamıza, toprağımıza, yașam alanlarımıza sahip çıkıyor; doğa benim, yașam benim, ben kadınım diye haykırıyoruz!

• Laik, özgür, eșit ve barıș içinde bir dünya düșünü örgütlüyoruz!

Çünkü; Söyleyecek sözümüz, değiștirecek gücümüz var!

Emeğimiz Bedenimiz Kimliğimiz Bizimdir!

Haklı Taleplerimiz İçin Birlikte Mücadele Edelim!

Örgütlü kadın mücadelemizle, laik, özgür ve eşit bir toplumu inșa edelim. 8 Mart 1857’te New York’ta kadın ișçilerin uzun çalıșma saatlerine, kölelik koșullarınakarșı direnirken katledilișlerinin 164. yılında itirazlarımızla, isyanımızla, mücadele inadımızla alanlardayız.

SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VE DEĞİȘTİRECEK GÜCÜMÜZ VAR!" dedi.

Basın açıklaması sonrası Devrek Belediyesi tarafından kadınlara 8 Mart için hazırlanmış hediyeler dağıtıldı. 

 

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
DEVREK’İN GÜLÜ: MUHAMMET HOCA!...
DEVREK’İN GÜLÜ: MUHAMMET HOCA!...
KORONADAN DEVREKLİ 200. ÖLÜM
KORONADAN DEVREKLİ 200. ÖLÜM