Reklamı Geç

“BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ”NÜN 31. YILI

Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 31. yılı...

“BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ”NÜN 31. YILI
Bu içerik 283 kez okundu.
Advert

    Sercan Kapusuz

     Bundan tam 31 yıl önce, 100 bin işçi Zonguldak'tan Ankara'ya "Büyük Madenci Yürüyüşü"nü yaptı. 4-8 Ocak 1991 Ankara Yürüyüşü, madenci feneriyle Türkiye’yi aydınlatmaya devam ediyor.

     Bugün, 4-8 Ocak 1991 Zonguldak-Ankara Büyük Madenci Yürüyüşü ’nün 31. Yıldönümü. Maden işçileri ve Zonguldak halkının grev ve yürüyüşü 31.yılında da ülkenin işçi ve emekçilerine ışık tuttutuyor.

İlk kazma 1848’de vuruldu

    Zonguldak Havzası’nda taşkömürü madenciliğinde ilk kazmanın vurulduğu yılın 1848’dir.  4-8 Ocak 1991 tarihi, bu mücadele tarihinin en önemli simgelerinden birisidir. 4 Ocak tarihi, maden ocaklarımızı, demir-çelik sektörümüzü, enerji sektörümüzü ve ülkemiz sanayisini, yani üretim kültürünü hedef alanlara karşı, maden işçilerinin, Zonguldak ve bölge halkının verdiği büyük mücadele günüdür.

Büyük yürüyüş 4 Ocak’ta başladı

    30 Kasım 1990 tarihinde başlayan grevle, 35 gün Zonguldak caddelerinde mücadele eden Zonguldak halkı ve işçilerinin bu uyarıları dikkate alınmayınca, işçiler Ankara yoluna çıktı. 4 Ocak 1991 tarihi, haykırışları duymayanlara karşı, yüzbini aşan insanla Ankara’ya yapılan bu yürüyüş madencinin ve Zonguldak halkının ve sesini dünyaya duyurduğu  tarihtir. Türkiye’yi aydınlatmıştır.

Dünyaya seslendiler

     Kar, kış demeden yollara çıkan yüz binin üzerinde insanın, 5 gün boyunca yollarda, dağda, bayırda büyük bir kararlılık ve disiplin ile sloganlarını haykırdı. İşçiler, Mengen’de kurulan barikat önünde tüm dünyaya seslerini duyurdu.

Zonguldak’ta ne olmuştu?

    Zonguldak'taki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve Maden Tetkik ve Arama Enstitusu (MTA) işyerlerinde örgütlü olan Türk-İş'e bağlı Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) ile işveren arasında 48 bin işçi için sürdürülen toplusözleşme görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine sendika grev kararı aldı. 30 Kasım 1990'da başlayan greve sol sosyalist partiler ve örgütler ile meslek kuruluşları ve kitle örgütleri destek veriyordu.

     Başbakan Yıldırım Akbulut, hükümetin kamu açıklarını kapatma gerekçesiyle madenlerdeki kamu işletmelerini özelleştirme politikaları aracılığıyla tasfiye etmeyi hedefliyordu. 1988'de Kilimli, İhsaniye, Çaydamar ve Dilaver maden ocakları kapatılmıştı. Hükümetin ek olarak işçi ücretleri konusundaki tutumu Zonguldak’taki tepkiyi büyüttü ve kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı. Temsilcisi olduğu ve savunduğu ekonomik politikalar ve greve karşı tutumu nedeniyle 12 Eylül döneminin başbakanı olan dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a işçilerin “Çankaya’nın şişmanı, işçi düşmanı,” şeklindeki hitabı grevin ve yürüyüşün ana sloganlarından biri haline geldi. Grev boyunca “ölmek var, dönmek yok”, “gemileri yaktık, geri dönüş yok”, “yağmur yağsa da, kıyamet kopsa da yürüyeceğiz” şeklinde sloganlar atıldı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ESKİ BAŞKAN VİRÜSE YAKALANDI
ESKİ BAŞKAN VİRÜSE YAKALANDI
DEVREK'TE EĞİTİME BIR GUN ARA VERİLDİ
DEVREK'TE EĞİTİME BIR GUN ARA VERİLDİ