Advert lt="Advert" border="0" />
Advert

DEVREK EĞİTİM SEN’DEN KOKART EYLEMİ

 DEVREK EĞİTİM SEN’DEN KOKART EYLEMİ
Bu içerik 1553 kez okundu.

 

   Devrek Eğitim Sen, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Performans Değerlendirme Sistemine Karşı imza kampanyası başlattı.

   Devrek Eğitim-Sen Temsilcisi Satuk Kadam,  Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak performans değerlendirme sistemine karşı 1 Mart’ ta  başlattığımız imza kampanyasını ilçemizde gerçekleştirdik.6 Nisan Cuma günü okullarımızda” Bize sor, performansa hayır. Meslek onurum için performansa hayır.” Kokartlarını takarak tepkilerimizi ve taleplerimizi dile getirdiğini ifade etti. Kadam sözlerine şöyle devam etti;

Mesleğimize Sahip Çıkıyoruz”

   Bir öğrencinin bakışına, gülüşüne ve yaşamına dokunan,  gelecek nesillerin hayallerine, umutlarına umut olan, ses olan değerli öğretmen arkadaşlarına seslenen Kadam; “ Öğretmenliğe yeni adım atmış, bu mesleğe yıllarını vermiş ya da emekliliğine az kalmış öğretmenler olarak; sözleşmeli, kadrolu veya ücretli olarak çalışan bizler; kendimize bir soru soralım lütfen, bizleri bu meslekte tutan temel şey nedir? Aldığımız ve nasıl harcayacağımızı bilemediğimiz yüksek ücretlerimiz mi? Kendimizi güvende ve değerli hissetmemizi sağlayan eğitim sistemimiz mi? Yoksa sadece elimizden bu işin gelmesi mi? Nedir cevabımız, evet mi, yoksa hayır mı?” diye sordu.

    Açıklamalarına devam eden Kadam “Yıllardır, “Üç ay tatil yapıyorlar.”, “Yarım gün çalışıp tam maaş alıyorlar.”, ''Ya eşinizi, ya işinizi!'', ''Eminönü'nde yem bekleyen güvercinler!'' denilerek emeğimizi görünmez kılan, fedakârlıklarımızı yok sayan ve en önemlisi yaptığımız işi küçümseyen tavırlarla karşılaştık. Hakkımızda ihbar hatları kuruldu, suçsuzluğumuzu ispata zorlandık. Kurulan bu dil nedeniyle şiddete uğradık, yaralandık hatta öldürüldük. Hayatında bir kere dahi sınıfa girmemiş, öğrencilerle göz göze gelmemiş, ders anlatmamış, kısacası öğretmenlik yapmamış yetkililerin belirlediği politikalara, mesleğimizi itibarsızlaştıran açıklamalara maruz kaldık. Adım adım yaşama geçirilen uygulamalarla mesleğimizin, emeğimizin ve geleceğimizin nasıl hedef alındığına tanık olduk.

   Ancak bizler, öğrencilerimize, topluma, insanlığa karşı, en önemlisi de kendimize duyduğumuz sorumluluk nedeniyle, her türlü fedakârlığı yapıp, her türlü zorluğun üstesinden geldik. Mesleğimizi insanlık onuruna yaraşır şekilde yerine getirebilmek için çalışıp durduk.

   Bugün ise bu hakikat görmezden geliniyor; öğretmenler niteliksiz, öğretmenler çalışmıyor deniliyor! Özlük haklarımızı, çalışma koşullarımızı, öğrenme iklimini ve iş güvencemizi köklü biçimde etkileyecek dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan performans denetimi ve sınav uygulaması bizlere dayatılıyor. Öğretmenler işini daha iyi yapmaya değil, daha fazla puan toplamaya yönlendirilmek isteniyor. İller arası ve il içi yer değiştirmelerden, kariyer basamaklarına; görevde yükselme sisteminden, maaşlarımıza kadar her şeyi etkileyecek bir sisteme mahkûm edilmek isteniyoruz.

  Bu nedenle, önce düşük ücretlere, güvencesizliğe mahkûm edilip, sonra da “performansınıza göre ücret” diye karşımıza çıkanlara sadece gülüyoruz.  Gülüyoruz, çünkü taleplerimizi yok sayan, sesimizi duymayan politikaların bizler için yıkıcı sonuçlarını çok iyi biliyoruz.

  Peki, bizler gerçekten ne istiyoruz? Bizler, siyasi iktidarda kim olursa olsun hükümetlerin, öğrencilerimizle, velilerimizle ve meslektaşlarımızla aramıza girmesini istemiyoruz. Mülakat, sınav değil liyakat istiyoruz. Birilerine makbul görünmek için değil, öğrencilerimize ve gelecek nesillere yararlı olmak için işimizi güven içinde yapabilmek istiyoruz. Bizler, kayırmacı ve öznel değerlendirmelere, özlük haklarımızın bu değerlendirmelere bağlanmasına itiraz ediyoruz. Örneğin bizler, 4 yılda bir yapılacak sınavlarda internetten saniyeler içerisinde bulunabilecek mevzuat sorularına doğru yanıtlar verince değil, emeğimizin gözetildiği, mesleğimizin niteliğini artıracak, lisansüstü eğitim gibi hiçbirimizin itiraz dahi etmeyeceği alanlarda teşvik edilmek istiyoruz.

  Değerli Arkadaşlar,

  Çalışma yaşamımızda adaletsizlik son bulsun, birbirimizle dayanışma içinde olalım istiyoruz. Performans sisteminin sadece performans denetimi olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu uygulamanın hepimizin haklarını geri dönülemeyecek şekilde olumsuz etkileyeceğini söylüyoruz. Yarın çok geç olmadan, bugünden başlayarak sizleri iş güvencesi hakkımıza sahip çıkmaya, emeğimizi sahiplenmeye, haklarımızı geliştirmeye ve 1 Mart'ta imza kampanyası ile başlattığımız 'Mesleğime Dokunma!' kampanyamıza destek olmaya çağırıyoruz. Bugün kokartlarla demokratik tepkimizi birlikte göstermeye, 17-20 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört yanında İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri önünde yapacağımız açıklamalarda, tüm eğitim ve bilim emekçilerini meslek onurumuz için ortak ses olmaya davet ediyoruz. Hep birlikte el ele verirsek bu uygulamaları durdurabileceğimizi çok iyi biliyoruz. Birlikte başarabiliriz…” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
UYUKLADI TIRA ARKADAN ÇARPTI
UYUKLADI TIRA ARKADAN ÇARPTI
 NİKÂH MEMURU KIZINI EVLENDİRDİ
NİKÂH MEMURU KIZINI EVLENDİRDİ