Advert lt="Advert" border="0" />
Advert
Advert

PERİNÇEK PARTİSİNİN İSTANBUL İL MERKEZİNDE ERKEN SEÇİM AÇIKLAMASI YAPTI

PERİNÇEK PARTİSİNİN İSTANBUL İL MERKEZİNDE ERKEN SEÇİM AÇIKLAMASI YAPTI
Bu içerik 886 kez okundu.

 

 

  Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek partisinin İstanbul il merkezinde düzenlediği basın açıklamasında, Tayyip Erdoğan-Devlet Bahçeli ikilisinin erken seçim ilanını değerlendirdi.

  Perinçek'in açıklamasından öne çıkan satırlar:

  Tayyip Erdoğan-Devlet Bahçeli ikilisi, 24 Haziran’da erken seçim kararı aldıklarını açıkladılar.

  Bu, bir erken seçim kararı değildir, bir darbe kararıdır.

  Bu, bir darbe girişimidir.

  Çünkü Tayyip Erdoğan’ın ve Devlet Bahçeli’nin erken seçim kararı alma ve erken seçimin tarihini belirleme yetkileri yoktur. Bu yetki, Anayasa tarafından TBMM’ye verilmiştir (77. MADDE).

  TBMM YOK SAYILMAKTADIR

  Erdoğan-Bahçeli ikilisi, “erken seçim kararı aldıklarını” söyleyerek TBMM’nin yetkisini gasp etmeye kalkmışlardır.

  Bu uygulamanın, hukukî açıdan 15-16 Temmuz Darbe girişimiyle bir farkı bulunmuyor. Her iki girişim de, sonuç olarak TBMM’nin yetkilerine el koyma girişimidir. Birisi silahla, diğeri mafyalaşan siyasal sistemi kullanarak.

  Şu anda TBMM’nin kararlaştırdığı bir erken seçim yok. Ama Vatan Partisi dışında herkes, erken seçim darbesini benimsemiş gözüküyor. Bu durumda TBMM yok sayılmaktadır.

  Vatan Partisi, milletin egemenliğini TBMM eliyle kullandığı demokratik süreçleri hayata geçirmek için görev başındadır.

  SEÇİM HUKUKU DÜZENLENMEDEN SEÇİM KARARI ALINAMAZ

  Erken seçim önerisinin 24 Nisan 2018 Salı günü Meclis’te görüşüleceği açıklandı. O gün kabul edilip 25 Nisan 2018 günü Resmi Gazete’de yayımlansa, geriye 60 gün kalıyor.

  Anayasa’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 17. maddesi ile Anayasa’ya eklenen Geçici Madde 21/A’ya göre; “Bu kanunun yayım tarihinden itibaren en geç altı ay içinde TBMM, bu kanunla yapılan değişikliklerin gerektirdiği...kanuni düzenlemeleri yapar” denilmektedir. Bu Kanunun kabulüne ilişkin halk oylamasının sonuçları 28 Nisan 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Başka deyişle 2017 Ekim ayı sonuna kadar bu yasal düzenlemelerin yapılmış olması gerekirdi. Kamuoyunda “Uyum Yasaları” diye bilinen bu düzenleme, -bırakınız altı ayı- aradan bir yıl geçmesine rağmen halen yapılmamıştır. Yasal düzenleme yok iken nasıl seçim kararı alınacak, nasıl seçime gidilecektir?

  Erdoğan’ın hemen ardından YSK Başkanı, yaptığı açıklamada, “24 Haziran’da yapılacak seçimlere hazırız. Seçim takvimini TBMM kararından sonra açıklayacağız” diyor. Henüz “uyum yasaları” çıkmamış. 100 bin imza ile Cumhurbaşkanlığı’na aday gösterme koşulları henüz belli değil. Ortada hukukî düzen yok. Bunu nasıl yapacaklar?

  Dahası Anayasa’nın 67. maddesinin son fıkrasına göre, “Seçim kanunlarında yapılacak değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz” hükmü var.

  Anayasa’ya eklenen Geçici Madde (21/H) ile bu seçimlerde uygulanmayacağı, yani altı ay içinde çıkarılması zorunlu olduğu halde halen çıkarılmayan “Uyum Yasaları”nın, seçim sürecinin başlamasından sonra çıkarılsa dahi uygulanacak olması karşısında seçim takvimi nasıl hazırlanacak ve nasıl uygulanacaktır?

  Anayasanın öngördüğü Uyum Yasaları çıkartılmadı.

  Seçimin hukukî düzeni yok, fakat seçime gidiliyor. Hukuku yapılmadan seçim kararı alınamaz.

  Uyum Yasaları düzenlenmediği için, siyasal partilerin ve vatandaşların temel siyasal haklarını kullanma olanakları bulunmuyor.

  “Önce Seçim Kararı alırız, sonra hukukunu getiririz” anlayışı hukuk dışıdır. Önce hukukî düzen konur, hakkın kullanılması koşulları fiilen oluşturulur. Ondan sonra seçim kararı alınır.

  Hukuk varsa, seçim vardır.

  Hukuk yoksa, yapılan iş hukukun dışındadır.

  Paldır küldür seçim olmaz, darbe olur!

  SEÇİMİN YASAL SÜRELERİNİN KISALTILMASI TEMEL HAKLARIN YOK EDİLMESİDİR

  Reklamdan sonra devam ediyor

  Anayasa ve Seçim Yasalarının öngördüğü sürelerin bir anlamı var. Bu süreler, siyasal partilerin ve vatandaşların haklarını kullanabilmeleri için tanınan sürelerdir. Bu süreler ancak olağanüstü durumlarda kısaltılabilir, keyfi olarak daraltılamaz. Bu sürelerin neredeyse ortadan kaldırılması, aslında siyasal partilerin ve vatandaşların siyasal haklarının zedelenmesi, hatta yok edilmesidir. Hiçbir düzenleme, hakkın ortadan kaldırılması boyutunda olamaz.

  SİYASAL PARTİLERİN ÖN SEÇİM HAKKI YOK EDİLİYOR LİDER MAFYALARI GÜÇLENDİRİLİYOR

  İki ay beş gün sonra sandığa gidilmesi durumunda siyasal partiler nasıl ön seçim yapacaklar?

  Ön seçim için propaganda ne zaman yapılacaktır?

  24 Haziran’da Erken Seçim Kararı, siyasal partilerin ön seçim yapma hakkını ve olanağını ortadan kaldırmaktadır. Bu durumda siyasal partilerin milletvekili adaylarının lider mafyaları tarafından tayin edilmesi zorunlu kılınmaktadır. Zaten mevcut ekonomik ve siyasal sistem, siyasal partilerde demokratik işleyişe olanak vermiyor, hele iki ayda seçim dayatmasıyla ön seçim kaldırıldığı için parti içi demokrasi bütünüyle yok edilmektedir. Bu durumda Erken Seçimde milletvekili seçilmesinin önü kapatılıyor, lider piyonlarının önü açılıyor. İki ayda Erken Seçim kararı, meclisin lider mafyalarından oluşmasına hizmet etmektedir.

  Parti içi demokrasi bütünüyle ortadan kaldırılmakta, mevcut siyasal sistem, mafyalaşmaktadır.

  CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMA HAKKI ÇİĞNENİYOR

  Daha Anayasanın öngördüğü Uyum Yasaları çıkartılmadı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı seçilme ve seçme hakkının somut olarak kullanılması olanağı bulunmuyor.

  Uyum Yasası çıkartılmadan Erken Seçim kararı alınması durumunda, Anayasanın vatandaşa tanıdığı 100 bin imza toplayarak Cumhurbaşkanı adayı olma hakkı ortadan kaldırılmaktadır. Çünkü şu anda Cumhurbaşkanı adayı olmak için 100 bin imzanın nasıl toplanacağına ilişkin bir düzenleme yok. Düzenleme olmadığı için anayasal hak da kullanılamaz durumdadır.

  Uyum Yasasının Erken Seçim kararından sonra çıkartılması, durumu kurtarmaz. Önce hakkın fiilen var olması gerekir. Ondan sonra seçime gidilebilir.

  CUMHURBAŞKANI ADAYI GÖSTERME HAKKI DA ÇİĞNENİYOR

  Anayasaya göre, 100 bin imza toplanması yoluyla Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi, aynı zamanda  vatandaşların bireysel hakkıdır. Şu anda vatandaşların bu hakkını nasıl kullanacağını gösteren bir hukuki düzenleme yok. Bu durumda hakkın kendisi de yoktur.

  PROPAGANDA HAKKINA DARBE İNDİRİLİYOR

  Cumhurbaşkanı adaylarına ve siyasal partilere propaganda yapmaları için zaman bırakılmıyor.

  Türkiye’nin büyük sorunlarla karşı karşıya olduğu bir ortamda, Siyasal partilerin ve Cumhurbaşkanı adaylarının ve programlarını ve çözümlerini vatandaşa anlatabileceği yeterli süreler ve olanaklar ortadan kaldırılmaktadır. Bu durumda demokratik karar süreçleri dinamitleniyor.

  HUKUK DÜZENİ KURULMADAN SEÇİM KAOSA DAVETİYEDİR

  • 24 Haziran’da seçim, hukuk düzeni içinde yapılan bir seçim değildir, iktidara hukuk dışı yollardan el koyma girişimidir.

  • Siyasal partilerin eşitliği çiğneniyor.

  • Siyasal partilerin hakları çiğneniyor.

  • Vatandaşın hukuku çiğneniyor.

  • 24 Haziran tarihinde sözde seçim, siyasal partilerde de kaosa yol açmaktadır. Parti içi demokrasi dinamitleniyor.

  • 24 Haziran tarihinde Hukuk Düzeni kurulmadan paldır küldür seçim dayatmak, kaosa davetiye çıkarmaktır.

  TBMM’YE ÇAĞRI

  Bütün milletvekillerine sesleniyoruz:

  Hukuksuz “seçime” izin vermeyiniz!

  Ön seçimsiz “seçime” izin vermeyiniz!

  Adayların lider mafyaları tarafından atanacağı sahte “seçime” izin vermeyiniz!

  Millet Meclisinin yetkilerinin gasp edilmesine izin vermeyiniz!

  24 Haziran Darbesine izin vermeyiniz!

  Kaosa izin vermeyiniz!

  Vatan Partisi olarak, TBMM’yi yetkilerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.

  Erken Seçim kararı alma yetkisi Meclisindir.

  Erken Seçim tarihini hukuka ve demokrasinin gereklerine göre belirleme yetkisi Meclisindir.

  TBMM, 1 Mart 2003 Tezkeresini reddettiği tarihî kararda olduğu gibi, yetkilerine sahip çıkmalıdır.

  Meclis, elbette Erken Seçim kararı alabilir. Ancak Erken Seçimin tarihini, siyasal hakların kullanılmasına olanak tanıyan süreleri dikkate alarak belirleme sorumluluğunu taşımaktadır.

  ZORLUKLARI MİLLETÇE AŞARIZ VATAN PARTİSİ GÖREVE HAZIRDIR

  Erdoğan-Bahçeli ikilisi, Türkiye’yi borç batağında çaresizliğe sürüklüyorlar.

  Komşularımızla Türkiye’nin ilişkilerini dinamitliyorlar.

  Vatan Savaşımızın bir an önce zafere ulaşmasını baltalıyorlar.

  Kaos ve çözümsüzlük dayatıyorlar.

  Ancak Türkiye, her durumda onların dayattığı çözümsüzlükten çıkış yolu bulacak birikime sahiptir.

  Türkiye, Erdoğan-Bahçeli ilişkisine mahkum değildir. Türkiye, ABD’nin dayattığı bölücü ve Fetöcü güçlerle birlikte iktidar projesine de mahkum değildir.

  Vatan Partisi, bu zorlu koşullardan Vatan Bütünlüğü ve Üretim Ekonomisiyle çıkışı başaracaktır. Komşularla işbirliğini, Aydınlanma ve laikliği ve Avrasya ülkeleriyle dayanışmayı hayata geçireceğiz.

  Milletimize güveniyoruz.

  Vatan Partimize güveniyoruz.

  YETKİ KHK'SIYLA MECLİS'İ ENGELLEME SUÇU İŞLENİR

  Perinçek, basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın “Uyum yasaları için yetki KHK'sı çıkarılır” sözleri sorulan Perinçek şöyle konuştu: “Hükümete teröre karşı mücadeleyle sınırlı olarak KHK yetkisi verildi. Bu meclisin yetkilerinin gaspıdır. Ürettikleri bütün çözümler kanunu çiğniyor. TCK'nın 311. maddesini çiğnemeye gidiyorsunuz. 'Cebir ve şiddetle TBMM'nin yetkilerinin ortadan kaldırak ya da kısmen yetkilerini kullanmasına engel olmak ağırlaştırımış müebbetle cezalandırılır.' Siz mafyatik yöntemlerle meclisi devredışı bırakıp, Meclisin çıkarması gereken kanunları hükümete getiriyorsunuz. Meclisi önce FETÖ bombaladı, şimdi de siz bombalıyorsunuz.”

  1 MART TEZKERESİNİ HATIRLATTI

  Vatan Partisi'nin seçim hukuksuzluğuna karşı mücadele edeceğini söyleyen Perinçek şöyle devam etti: “Erken seçim tarihini hukuka ve demokrasinin gereklerine göre belirleme yetkisi Meclisindir. Erken seçimin tarihini, siyasal hakların kullanılmasına olanak tanıyan süreleri dikkate alarak belirleme sorumluluğunu taşımaktadır. Meclisin doğru bir seçim tarihi belirlemesini umut ediyoruz, 1 Mart 2003'te Tayyip Erdoğan o meşhur tezkereyi dayatıyordu. Karşısına Vatan Partisi dikildi. Tayyip Erdoğan 'Evet demezseniz Doğu Perinçek'e oy vermiş olacaksınız, evet derseniz bana oy vermiş olacaksınız dedi. 90'ın üzerinde AKP milletvekili tezkereye evet demedi. Vatan Partisi o zaman o planı bozdu. Şimdi de TBMM'den tezkereyi reddetme yeteneğini yeniden göstermesini bekliyoruz.”

  Vatan Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Doğu Perinçek, 24 Haziran 2018 günü yapılması kararı alınan erken seçime dair açıklama yaptı.

   Vatan Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Doğu Perinçek, "Kendi meşruiyet temellerini yok ediyorlar. Böyle bir seçim olabilir mi daha uyum yasaları çıkmadı, 100 bin imzanın nasıl toplanacağı tespit edilmedi, anayasa değişikliğinin gerektirdiği yasalar çıkmadı. Bu iklimde nasıl seçime gidecek Türkiye, o nedenle bu bir darbe. Darbeciler kendi yaptıkalrı darbenin altında kalacaklar tıpkı ABD'nin FETÖ gladyosu gibi" dedi. Ayrıca, Doğu Perinçek, "Vatan Partisi iktidara taliptir. Türkiye'nin toprak bütünlüğünü sağlayacak, terörü bitirecek, PKK'ya beyaz bayrak çektirecek parti Vatan Partisi'dir" ifadelerini kullandı

  Vatan Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Doğu Perinçek, 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacağı açıklanan erken seçim kararına dair açıklama yaptı.

    Doğu Perinçek, Aydınlık'a şunları söyledi:

   "'CUMHUR İTTİFAKINI TELAŞ SARMIŞ'

  Bu bir darbe girişimi. Yangından mal kaçırır gibi bu ne telaş ne korku. Cumhur ittifakını telaş sarmış. Çünkü ekonomileri batıyor, borç batağına Türkiye'yi sapladılar. Buradan bir çıkış üretemiyolar, bunun sonuçlarını halkın yaşamasından korkuyorlar, halkın cezalandıracağını biliyorlar ve Vatan Partisi'ne olan yönelişi görüyorlar. Bu telaş içerisindeler, seçimden çok darbeye benziyor. Biz darbeleri göğüslemesini biliriz. Nasıl 15-16 Temmuz FETÖ darbesini göğüslediysek, Tayyip Erdoğan-Devlet Bahçeli darbesini de Türk milleti yerlebir edecek güce sahiptir.

  'KENDİ MEŞRUİYETLERİNİ YOK EDİYORLAR'

  Tamamen yasaları çiğneyen bir tavır içindeler, onun için darbe diyorum. Kendi meşruiyet temellerini yok ediyorlar. Böyle bir seçim olabilir mi daha uyum yasaları çıkmadı, 100 bin imzanın nasıl toplanacağı tespit edilmedi, anayasa değişikliğinin gerektirdiği yasalar çıkmadı. Bu iklimde nasıl seçime gidecek Türkiye, o nedenle bu bir darbe. Darbeciler kendi yaptıkalrı darbenin altında kalacaklar tıpkı ABD'nin FETÖ gladyosu gibi.

  'VATAN PARTİSİ DIŞINDA ÇÖZÜM YOK'

  Vatan Partisi iktidara taliptir. Türkiye'nin toprak bütünlüğünü sağlayacak, terörü bitirecek, PKK'ya beyaz bayrak çektirecek parti Vatan Partisi'dir. Bu borç batağından Türkiye'yi kurtaracak, üretim ekonomisini kuracak olan parti Vatan Partisi'dir. Türkiye'nin büyün vatanseverlerini Erdoğan ve Bahçeli'ye karşı Vatan Partisi'ne çağırıyoruz.

  Şu an 50 bine yakın imza toplandı. Hızla gereken imzayı toplayacağız ve seçimlere gümbür gümbür gireceğiz.

  Türk milleti buradan zaferle çıkacak. Vatan Partisi Türk milletinden yetki talep ediyor. Vatan Partisi dışında bu süreçte bir çözüm yok. Bütün partiler ABD füzelerini alkışlamakta birleştileri, Vatan Partisi Türkiye'yi üretim ekonomisine götürecek ve vatan bütünlüğünü sağlayacak tek partidir."

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ÇAYCUMA RAMAZANDA DA ŞEN
ÇAYCUMA RAMAZANDA DA ŞEN
AMBULANSLA KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI
AMBULANSLA KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI