Advert lt="Advert" border="0" />
Advert

“ŞAİR VE YAZARLAR YAŞADIĞI ŞEHİRLERİN KÜLTÜR ELÇİLERİDİR”

Mustafa Kalaycı’nın yönettiği panelde Safder Kartoğlu, Burhan Kurmalı ve İbrahim Tığ da konuşmacı olarak yer aldı.

“ŞAİR VE YAZARLAR YAŞADIĞI ŞEHİRLERİN KÜLTÜR ELÇİLERİDİR”
Bu içerik 1149 kez okundu.

 

     -Sercan KAPUSUZ-

      29. Uluslararası Devrek Baston ve Kültür Festivali çerçevesinde düzenlenen, “Geçmişten Günümüze Şiirlerde Devrek” konulu panel Belediye Sinama Salonu’nda yapıldı.

     Devrek Kaymakamı Mehmet Soylu, Çeltik Kaymakamı Uğur Karakaya, Devrek Belediye Başkanı Mustafa Semerci, İl Garnizon Komutanı Ayhan Kafalı, İstanbul Zonguldaklılar Dernekleri Konfederasyonu Genel Başkanı Gurbet Altay ve sanatseverler katıldı.

     Mustafa Kalaycı’nın yönettiği panelde Safder Kartoğlu, Burhan Kurmalı ve İbrahim Tığ da konuşmacı olarak yer aldı.

KARTOĞLU: YILLAR ÖNCE RÜŞTÜ’NÜN MEZARINA ULAŞMIŞTIK

     Panelde konuşan Safder Kartoğlu, Devrekli şair Rüştü Onur’un mezarının bulunmasında kendisine verilen görevi yerine getirdiğini belirterek, “Devrekliler şairleri Rüştü Onur’a sahip çıkmanın mutluluğu içindeler. Kaymakamlık olarak bana da yıllar önce onun mezarının bulunması konusunda görev vermişlerdi. Yaptığım çalışmalar sonucunda baldınıza ulaşarak Rüştü’nün ve eşinin mezarına Ortaköy Mezarlığı’nda rastladık. Ve Medihası, kayınpederi ve Rüştü Onur yan yana Boğaza karşı yanmaktaydı.

     Rüştü Onur şiirlerini sevdiğim bizim sokağın çocuğu ama ben kendisiyle hiç karşılaşmadım. O babasının memuriyeti nedeniyle köylerde ve Zonguldak’ta yaşadı. Rüştü Onur şiirleriyle gönlümüzde yer alıyor. Ben şair değilim ama iyi şiirleri ezberler ve okurum”diye konuştu.

     Kartoğlu Devrek’i konu alan Ali Yapalak ve Hamit kalyoncu’nun şiirlerinden de örnekler sundu.

KURMALI: ANADOL’U SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUM 

     Daha sonra söz alan Burhan Kurmalı, romanı “Müfide”nin temamen bir kurgu romanı olduğunu, kahramanlarının gerçek isimleri taşıdığına işaret ederek, “ Evet, son zamanlarda eleştiriliyorum. Ama onlar beni anlamış değiller. Çünkü bu bir biyografi romanı değil kurgu romanıdır.”dedi.

   Müfide Güzin Anadol’la hiç tanışmadığını anlatan Burhan Kurmalı, kurgularla bir tarihe ışık tutmayı amaçladığını, söyledi. Kurmalı, “Müfide Güzin Anadol Devrek ve ülkemiz edebiyatında önemli bir yer tutuyor, Devrek’i Devrekliyi anlatma noktasında büyük bir yazar olarak karşımızdadır. Kendisini sevgi ve özlemle anıyorum”diye konuştu.

    Kurmalı daha sonra kitabından Müfide Güzin Anadol’un yaşamına ilişkin kesitler ve şiirler sundu.

TIĞ: ŞAİR VE YAZARLAR YAŞADIĞI ŞEHİRLERİN KÜLTÜR ELÇİLERİDİR

      Panelde konuşan gazeteci, şair yazar İbrahim Tığ da şair ve yazarların yaşadığı şehirlerden beslendiğini ve o şehirlerin kültür elçileri olduklarını, söyledi.

    Tığ şöyle konuştu: “Devrek; Rüştü Onur’u, Müfide Güzin Anadol’la anılırken, İstanbul Yahya Kemal ve Orhan Veli Kanık’ın dizelerinde anlam bulur. Her yazarın bir şehri olduğu doğrudur ama o şehirleri kucaklayan yine yazarı, şairidir. Behçet Necatigil’in İzmir’i nasıl bir başka ise, Orhan Kemal’in Yaşar Kemal’in, Osman Şahin’in Adana’sı da bir başka güzeldir.

    Diyarbakır denince Cahit Sıtkı, Ahmed Arif akla geliyorsa, Burgazada da Saik Faik’i hatırlarız. Bodrum Halikarnas Balıkçısı’yla özdeştir. Anadolu coğrafyasının derinliklerine inersek, Pir Sultan Sivas, Dadaloğlu Kayseri, Karacaoğlan Çukurova’yı, Köroğlu, Dertli Bolu’yu, Rıfat Ilgaz Cide’yi Karadenizi, söyler bize. Hatta, şehirler arasında rekabette ünlü isimlerin nereli olduğu da tartışma konusu oluyor. Halk ozanı Yunus Emre’nin birçok ilde mezarı olduğu söyleniyor.

     Eskişehir, Karaman, Bursa, Erzurum, Isparta, Aksaray, Afyon, Ordu ve Sivas, Yunus Emre’nin mezarının kendi il sınırları içinde olduğunu iddia ediyor. Bir diğer halk şairimiz Karacaoğlan’ın nereli olduğuyla ilgili de Adana, Gaziantep ve Kilis arasında anlaşmazlık yaşanıyor. Ünlü Divan şairimiz Nedim, İstanbul’un bir taşına bütün Acem ülkesini feda eder.

     Necip Fazıl, “Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar.”övgüsünde bulunur İstanbul için. Yahya Kemal’in İstanbul sevdasını nasıl anlatabiliriz?”

     Bu yüzden bir çok sanatçının, şairin doğup büyüdüğü kasabalar yaşamda önemli bir yer tutar. Onur Devrek’le nasıl anılıyorsa sürgün olarak Bodruma gönderilen Cevat Şakir Kabaağaçlıda Bodrum’la anılıyor. Hatta orada adını da Bodrum’un eski adı Halikarnas olarak da değiştirmiştir. Kısacası şairler, yazarlar, sanatçılar aydın kişiliklerini, üretimleriyle ortaya koyarken, doğup büyüdüğü yaşadığı yerlerin coğrafyasını yansıtmışlardır.”

    Belediye Başkanı Mustafa Semerci’den Müfide Güzin Anadol’un adının bir sokağa verilmesini de isteyen İbrahim Tığ, türk edebiyatının önemli isimlerinden; Sadri Ertem, Mehmet Seyda, Fakir Baykurt,  Mehmet Yaşar Bilen, Cemil Kavukçu ve Lütfiye Aydın’ın da Devrek’i konu edinen ya da Devrek izlerini taşıyan eserlerinin olduğunu, söyledi.

    Tığ daha sonra; “Devrek”i konu edinen, Rüştü Onur, Ahmet Günbaş, Oğuz Kazım Atok, İ. Behçet Kalaycı, Mithat Yaban, Müfide Güzin Anadol, Edip Cansever, Kerim Korcan, Zihni T. Anadol, Halil Naci Akseki, Bülent Güldal ve kendi şiirlerinden örnekler sundu.

    Panel sonrasında, Devrek Belediyesi tarafından konuşmacılara birer plaket sunuldu.

 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
BAŞKAN SEMERCİ’NİN ÇILGIN PROJESİ!
BAŞKAN SEMERCİ’NİN ÇILGIN PROJESİ!
BAŞKAN SEMERCİ HAKKINDA 2. KEZ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK
BAŞKAN SEMERCİ HAKKINDA 2. KEZ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK