Advert lt="Advert" border="0" />
Advert

KATİL İRAN: PANAHİ’Yİ İDAM ETTİ

Kürt aktivist Ramin Hüseyin Panahi, idam edildi. Panahi’nin idamını kardeşi, Twitter hesabından duyurdu.

KATİL İRAN: PANAHİ’Yİ İDAM ETTİ
Bu içerik 2624 kez okundu.

 

    Uluslararası kampanyalar sayesinde idamı iki kez ertelenen Kürt aktivist Ramin Hüseyin Panahi'nin cezasının bu sabah Raminşar cezaevinde infaz edildiği öğrenildi.

    Kürt aktivist Ramin Hüseyin Panahi, idam edildi. Panahi’nin idamını kardeşi, Twitter hesabından duyurdu.

    Kardeşi Amjad Panahi, Kürt aktivist Hüseyin Panahi’nin İran tarafından idam edildiğini yazdı. İdam kararını iptal etmek için Uluslararası Af Örgütü’nün başlattığı kampanya 67 bin imzayı geçmiş; Türkiye’de birçok yazar ve gazeteci, aktivist Panahi’nin ölüm cezasının durdurulması için imza kampanyası başlatmıştı.

Açlık grevindeydi

      Panahi 26 Ağustos’ta, “yasadışı ve haksız mahkeme cezasını” protesto etmek ve “ailesi ve avukatları arasındaki her türlü bağlantının kesilmesinden” dolayı ağzını dikerek açlık grevi başlatmıştı.

     Kendisinin sivil bir aktivist olduğunu belirten Panahi, İran halkının özgürlüğü için mücadele ettiğini söyleyerek, “Bana destek veren herkese, halkıma teşekkür ediyorum. Ben halkımın özgürlüğünden yana bir aktivistim. İran halkına da bana verdikleri destek nedeniyle teşekkür ediyorum. Bu destek beni mutlu ediyor. Hakkımdaki iddiaları bir kez daha tekzip ediyorum. Ben terörist değilim. Sivil bir aktivistim. İran halkının özgürlüğü için mücadele ediyorum. Herkesin gözlerinden öperim” demişti.

 

RAMİN HOSSEİN PANAHİ

 

İran molla rejimi tarafından idam edildi. İdam bir insanlık suçudur. Susmak, suça ortak olmaktır.

(...)

yağmur yağmasa akşam olmayacaktı

belki bunların hiçbiri olmayacaktı

yağmurda bütün ışıklar ölüyordu

sakallı bir karanlık yürüyordu

lalezar caddesi'nde çığırtkan sesleri

sinemalar tiyatrolar sönmüştü

yıldızlar dahil lalezar caddesi ölmüştü

 

cafe naderi'de oturuyorduk

cadde istanbul kararıyordu

tek tek ölüyordu ışıklar

ellerin ellerimde uyuyordu

gözlerin başka söylüyordu

birden çıkardın tokalarını

saçların omuzlarından aktı

masaya bıraktın

 

furuğ'la oturmuştuk soltanpur'la kalktın

sakallı karanlık üstümüze yürüyordu

yıldızlar dahil bütün ışıklar ölüyordu

furuğ'la oturmuştuk soltanpur'la kalktın

on sekiz yaşını alıp masadan gülüm

karanlığın üstüne bir şimşek gibi çaktın

ya merg ya azadi

 

zendane evi'nde bir şafak

belki astı seni bu kapkara devrim

belki yağmura karıştın

ne asılanlar arasında adın

ne yağmurda kokun

 

olsa duyardım

gecenin yüzüne vururdu

cubların aynasına vururdu

kalbim dururdu

kim bilir ellerim nasıl dururdu

 

kimselere soramadım seni

cublara bakarak yürüdüm

suretini düşürmedi suya

alnı açık tek bir kadın

 

seni kimselere soramadım

on sekiz yaşını alıp kalktın

ısrarla uçtu saçların

bir pasdar gelip yapıştı

bir pasdar bir pasdar daha

 

üçünü de arkamda bıraktım

üç kurşun ıslığı çalıp

 

tahran'da akşam oluyordu

geceye dönüyordu yağmur

yoktun

yağmur da yoktu

 

ben kederimi ellerinden tuttum (...)

 

Nevzat Çelik

"Yağmur Yağmasaydı" kitabından

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
İHALE İLANINDA 5 KAT GÖSTERİLDİ MÜTEAHHİTE 8 KAT İZNİ VERİLDİ
İHALE İLANINDA 5 KAT GÖSTERİLDİ MÜTEAHHİTE 8 KAT İZNİ VERİLDİ
BAŞKAN SEMERCİ “GERİ VİTES” YAPTI
BAŞKAN SEMERCİ “GERİ VİTES” YAPTI