Advert
Advert
Advert
NE YAZAR AMA!
İbrahim TIĞ

NE YAZAR AMA!

Bu içerik 1755 kez okundu.

 Âlim Şerif Onaran’ın çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları arasından çıkan Binbir Gece Masalları (2 Cilt)’nı okuyorum.

Kitabın önsüzünü de Nobel Ödüllü, böyük(!) yazarımız Orhan Pamuk yazmış. Kitabı henüz yedi yaşındayken okuduğunu belirtiyor Pamuk ve ekliyor:

“Gittiğim ülke neresiydi? İlk izlenimim bu hikâyelerin uzak ve yabancı diyarlara, bizlerden daha ilkel ama büyülü bir âleme ait olduğuydu.”

Henüz yedi yaşında bir çocukken yabancılaşma Pamuk’u kanser gibi sarmaya başlıyor. Öyle ki, kendi ülkesine, coğrafyasına, kültürüne, tarihine karşı en tatlı sözleri bile azarlar gibi. Pamuk'un akılcı değil sadece Batıcı olmasınadır eleştirim.

Orhan Pamuk, tarihi tarih yapanın Doğu olduğunu bile ıskalamıştır. Paranın, yazının, güzel sanatların, devletin, tıbbın, mimarinin, doğanın kontrol altına alınmasının, mimarinin akla gelebilecek her şeyin; tarımın, denizciliğin, ilk yerleşimlerin Anadolu, Kafkas, Çin ve Hint fiyatlarında başladığının ya farkında değil ya da daha kötüsü farkında ama kendisi toplum mühendisi bir ajan olmayı seçmiştir.

Türkçesi de kötüdür Pamuk’un. Atalarımızın “Tavşanın suyunun suyu” gibi bir anlatımı vardır bütün eserlerinde.

Bir örnek daha verelim yazdığı önsözden:

“Binbir Gece Masalları’nın aslında bu çeviriyle tamamlandığı bu çeviri yüzünden bu bitip tükenmez hikâyeler ormanının bütün dünyada ünlü olduğu söylenebilir.”

Buyurun buradan yakın!

Bir lise öğrencisi bu yazıdaki anlatım bozukluğunu şak diye görür. Ama Nobel Ödüllü (!) bu, ne edersin? “Sayesinde” dese, Ali Fakı taylarını mı kaçırır?

En büyük sorun Orhan Pamuk’un Türkçe düşünmeyi bırakmış olmasıdır.

 

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
175 NÜFUSLU KÖYE 9 MUHTAR ADAYI
175 NÜFUSLU KÖYE 9 MUHTAR ADAYI
İBRAHİM TIĞ’DAN SÖYLEŞİ VE İMZA GÜNÜ
İBRAHİM TIĞ’DAN SÖYLEŞİ VE İMZA GÜNÜ