Advert
Advert
Advert
OLACAK O KADAR
Burhan KURMALI

OLACAK O KADAR

Bu içerik 700 kez okundu.
Reklam

   Bir şiiri vardı Attila İlhan’ın Mahur Beste diye:

   “O Mahur beste çalar, Müjgan’la ben ağlaşırız…” babından.

   “Şenlik dağıldı, bir acı yel kaldı bahçede yalnız,

   O Mahur beste çalar, Müjgan’la ben ağlaşırız.

   Gitti dostlar, şölen bitti… Ne eski heyecan ne hız

   Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız,

   O Mahur beste çalar, Müjgan’la ben ağlaşırız…”

   Atmış yılı geçkin yaşamımı bir sinema perdesinde gözlerimin önünden geçirdiğimde, belki dünyanın en güzel ülkesinde yaşadığım için mutlu, mesut olmalıydım değil mi?

   Oysa ben, onca yıllık ömrümde kendi adıma belki mutluyum ama, ülkem adına aynı şeyleri söylemem mümkün değil. Neler geldi, neler gördük, yaşadık mutsuzluk adına. Yıkılan imparatorluğun ardından kurulan Yeni Türkiye’de demokrasiye ve cumhuriyete alışamamış insanlar çokluğunda hep ikilem yaşadık. Eskinin köhnemiş alışkanlıklarını, yeni alışkanlıklarla değiştiremedik. Kılıkta – kıyafette, yazıda – sayıda, takvimde –saatte hep eskiye bağlı kalmanın yollarını aradık. Öyle ki yapılan her yenilik, bizde hep kutuplaşma yarattı. Dinsel anlayışlar, etnik ayrımcılık, ülkede insanca yaşamamıza engel oluşturdu hep. Bir de siyasilerin çıkarcı tavırları eklenince, bir iyice ayrışıverdik…

   Solcu – sağcı; Sünni- alevi; dinli- dinsiz; partili – partisiz derken hep kutuplaştırdılar bizi. Ne yazık ki insan olmanın onuruna erişemedik hiç. Kendimiz yerine başkası olmayı deneyemedik bu yüzden. Sadece ben değil, biz olmayı beceremedik. Oysa biz olmak öyle hiç de zor değildi ki!

   Eğer biz olabilseydik, bugün, Güneşlik, çiçekler içinde bir ülkede yaşamanın mutluluğunu yaşayacaktık. Dizelerde kalmayacaktı hiç memleket özlemi. Siyasilerin seçim bildirgelerinde sıkışmayacaktı.

   Emekliye iki bayram ikramiye,

   Asgari ücret 1500 lira,

   Çalışana hak ettiği maaş…

   İşsizliğe nihayet…

   Maddi sorunları çözülmüş bir toplumun manevi sorunlarının da çözüleceğine inandık ne yazık ki. Oysa eğitimde, kültürde, sanatta sınıfta kaldık hep. İç işlerindeki huzursuzluklarımız, dış ilişkilerimize de yansıdı. Neredeyse dostumuz diyebileceğimiz hiçbir ülke kalmadı. Terör aldı başını gidiyor. Yetmezmiş gibi bir de darbe girişimi musallat oldu başımıza. Memleketimizin üstünde kara bulutlar dolaşıyor şu sıralar…

   Her on yılda bir daha büyük mutluluklarla kutlamamızı öğütleyen Atatürk’e inat, cumhuriyetin temel değerleri bir bir yok ediliyor. Parlamenter sistem giderek etkisizleştiriliyor. Çünkü lider sultası, iktidarı kuşatmış durumda. Davul birinin, tokmak diğerinin elinde... Devleti yönetenle hükümeti yöneten aynı… Buna bir de iktidar vekillerinin tartışmasız kalkan parmakları eklenince…

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
7 İLDE FETÖ OPERASYONU: 11 GÖZALTI
7 İLDE FETÖ OPERASYONU: 11 GÖZALTI
 EHLİYETTE YENİ DÖNEM…
EHLİYETTE YENİ DÖNEM…