Advert
Advert
Advert
              AH ŞU BAKAN YARDIMCILARI
Celal Şakir TELCİ

AH ŞU BAKAN YARDIMCILARI

Bu içerik 942 kez okundu.

   Geçen hafta gazetemizde çıkan bir habere göre, Milletvekilimiz Özcan Ulupınar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı ile, şehit olan er ve erbaşlarımızın özlük hakları ile ilgili Bakan Yardımcısı Orhan Yegin’i ziyaret etmiş.

    İyi güzelde; ben şahsen bu bakan yardımcılarının hiçbir işe yaramadığı düşüncesindeyim.

    Zira, geçtiğimiz yıllarda da birçok Bakan yardımcısı ile görüşmeler yapıldı, İlimize ve İlçelerimize gelip gittiler… Hepsi “Fos” çıktı.

    Yahu; Kimdir bu Bakan yardımcıları, Bakan’ın kendisi yani aslı varken bunlar necidir?

Cumhuriyet tarihinde hiçbir hükümette böyle bir makam yoktu, ihtiyaçta yoktu.

    ***

    Bu çarpık sistemi Tayyip bey, milletvekili seçilemeyen AKP’liler, için mevki, makam olarak icat etti.

    Seçilemeyenler açıkta kalmadı, hükümetlere hiçbir katkıları da olmadı.!

   Bu görevi ifa edenler için, tabiri caizse “Salla başı al 16 bin lira maaşı” hele emekli milletvekili isen 25 bin liraya çıkıyor.

   Artı; makam arabası, makam odası, şoförler, sekreterler, korumalar, danışmanlar… Say sayabildiğin kadar.

   Ballı kaymak.

   Vallahi milletvekilliğinden iyi ve kolay, gece, gündüz seçmenlerle yüz yüze gelip cebelleşmekte yok.

   Oh… ne âla…

                                                    BİZ KİMİZ?  

    Geline kına yakıp ağlatan, iki dakika sonra oynatan,

    Ev telefonu çalınca, ikinci defa çalmasını bekleyen,

    Çocuk yere düşünce, annesinden dayak yiyen,

    Şampuan bitince, üzerine su ekleyen,

    Gördüğü her yere dantelli örtü örten,  

   Üç kişilik asansöre, beş kişi binmeye çalışan,

    Yabancı dil öğrenirken, önce küfürleri öğrenen,

   Otobüste yayalara, inince arabalara kızan,

   Yanına kim gelirse, Geldin mi? Diye soran,

   Her konuda mutlaka fikri olan…

   Bizim halkımızdır.!

   ***

    Doktorlar Neyzen Tevfik’e kesin olarak içkiyi yasaklarlar. O günlerde Peyami Safa ziyarete gelir, odanın köşesindeki şarap fıçısını görünce şaşırır.

   Dayanamayıp sorar;

-          Bu ne üstad, hani sen artık içmeyecektin?

Neyzen Tevfik istifini bozmaz;

-          Ne yapayım oğul, içmezsem kuvvetten düşüyorum.

-          Peki içkinin faydası oluyor mu?

-          Olmaz olur mu, mesela fıçı buraya geldiğinde yerinden kaldıramıyordum, ama şimdi tek elimle bile kaldırabilirim.

***

  Sigara tiryakisi olan Reşat Nüri Gültekin’e doktor öğüt veriyordu;

  “Sigara bir yandan iyidir, bir yandan fena” Gültekin, doktorun sözünü kesti,

-          Merak etme doktor, ben sigarayı yalnız iyi tarafından içerim.

***

   Birahanede oturup demlenen Eşref’e, orada bulunanlardan biri; “Üstadım, o güzel hicivlerinizin çoğunda isim olmadığı için, kime yazdığınızı anlayamıyoruz ”der.

    Eşref cevap verir;

   “Hicivlerim numarasız gözlük gibidir, her rezil’e uyabileceği için isim yazmıyorum.”

GÜNÜN SÖZÜ: “Nasıl yaşarsan öyle ölürsün, hiçbir sünepe, kahraman namıyla gömülmez.”

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
YILSONU ETKİNLİĞİ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ
YILSONU ETKİNLİĞİ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ
DEVREK ÖZTÜRK İLE MASAYA OTURDU
DEVREK ÖZTÜRK İLE MASAYA OTURDU