Advert lt="Advert" border="0" />
Advert
                          İLYAS DELİACI
Celal Şakir TELCİ

İLYAS DELİACI

Bu içerik 1910 kez okundu.

   

 

   İlyas Deliacı benim kayınpederim. Ne mutlu ki bana onunla avcılık yapmak şerefine nail oldum.

   O yıllarda onun damadı olacağım aklımın ucundan bile geçmezdi… Nasip öyle imiş. Bir müddet önce ziyaretine gittim ve kendisiyle kısa bir söyleşi yaptım. İlginç anıları var.

   Baba; kaç yaşındasın dedim, “93” dedi.

   İlk avını nerede nasıl yaptın dedim; “Sazlıkçayında” dedi

   13,14 yaşlarında hayvan güderken Sazlıkçayındaki bir su birikintisine Sakarmeke denilen Su tavuğu cinsinden kuşlar görmüş… Atmış iki tane vurmuş, işte İlyas Usta’nın ilk avı.

   O yıllarda keklik ve tavşan bol, çok avlanmış, avcılık vazgeçilmez tutkusu olmuş.

 ***

   Devrek ilçemize 1965’li yıllarda yerleşen Akkaş Kardeşler yani Cemali ve İsmail Akkaş “Lastikçiler” olarak bilinir. Devrek Avcılarını Kızılcahamam ve Haymana avlaklarına ilik getiren onlardır.

   Devrek Avcılarının ufkunu açtılar.

   Çerkeş’i kimse bilmiyordu, orada Askerlik yaptım, Devrek Avcılarını Çerkeş’le ben tanıştırıp, birleştirdim. Lastikçilere de ben Çerkeş’i öğrettim.

   Cemali Akkaş; Grup başıydı, avı çok iyi organize ederlerdi, becerikliydi vurulan avlardan çok nefis av yemekleri yapardı, sevecendi kimseyi kırmazdı, adam gibi adamdı.

   İşte benim kayınpederim İlyas usta, Kundura lakaplı İsmail Dede, Kumcu lakalplı İlyas Taslak, Hacı Mehmet Ermiş… Lastikçiler ekibinin vazgeçilmezleriydi.

 Avdan hiç boş gelmez, müthiş ekipti.

   Zaman, zaman bu ekiple ben, Macit Çekeneci, Sobacı Burhan Çakar, Uzun Ali, Recep Alşan ve benim emaalim birçok av meraklısıyla iştirak ederdik.

  Çok zevkli avlarımız oldu.

   Aslında “Lastikçiler” tam bir yazı konusudur.

İleride yazarız.

  Biz gene İlyas Usta’ya dönelim.

   ***

   İlyas Usta ilk defa büyük ava gidiyor, Avcıbaşı Hışırıoğlu köyünden Eyüp Çavuş.

   Eyüp Çavuş, İlyas’ı iyi bir yere bırakıyor ve av başlıyor yarım saat sonra İlyas Usta birde ne görsün iki tane erkek geyik ağır ağır üzerine doğru geliyor.

   Köyden emanet aldığı çakmaklı çifte’nin bir tarafı bazen patlıyor, bazen patlamıyormuş.

   Önden gelen Geyik’e nişan alıp ateş ediyor… Tüfek patlamıyor, ikinci tetiği çekiyor patlıyor. Geyik otuz metre ileride yıkılıyor.

  Fakat o’da ne..!

  Üst taraftan peş peşe iki silah sesi daha geliyor ve Hışıroğlu köyünün belalısı “Gök Mehmet” ben vurdum diyerek koşup geyiği kesiyor.

  Gök Mehmet’ten herkes çekiniyor, avcı başı Eyüp Çavuş bile.

   O zamanlar avı vurana bir arka but ile derisi verilirmiş, Eyüp Çavuş, İlyas Usta’ya bu Gök Mehmet belalıdır, itiraz etme, but’u alsın ben sana derisini alıveririm diyor.

   İlyas Usta çaresiz kabul ediyor, geyiği avlayan olarak Gök Mehmet Ağa görülüyor. 

  Tabi ben yılları yaşamadım, Gök Mehmet ağa bizim tarla ortağımızdı, ilçeye geldiğinde benim işyerimde otururdu. Ben bu olayı defalarca anlattım, sen benim kayınpederimin vurduğu geyiği elinden aldın dediğimde… Kahkahalar atarak “Evet Doğru” derdi.

  Gök Mehmet Ağa dostumdu, mekanı cennet olsun.

  İlyas Usta’yı da başımızdan eksik etmesin.

 

                                                                FIKRA

 

  İki avcı sohbet ediyormuş… Birisi sana bir anımı anlatayım demiş ve başlamış…

  “Ben bir kurşunla tilki’nin hem kulağından, hem de arka bacağından vurdum, der demez diğeri atılmış ben böyle yalan duymadım, bir kurşunla bunlar olur mu? Demiş. Diğer avcı ise; Neden olmasın, tilki ben ateş ederken kulağını kaşıyordu.!

 

 

 GÜNÜN SÖZÜ: “Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz.” 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
  PRİM BORCU OLANLARA MÜJDE!
PRİM BORCU OLANLARA MÜJDE!
OYUMUZU NASIL KULLANACAĞIZ?
OYUMUZU NASIL KULLANACAĞIZ?