Advert lt="Advert" border="0" />
Advert
ALIŞKANLIK TEHLİKELİDİR
Celal Şakir TELCİ

ALIŞKANLIK TEHLİKELİDİR

Bu içerik 738 kez okundu.

Bir zamanlar Özal; “Alışırlar, Alışırlar…” demişti, Bülent Arınç ise Milletvekili zamları için; “Üç gün konuşurlar, unutulur” demişti … Adamlar haklıymış.

   Millet olarak; şehitlere, tecavüz ve tacizlere, hırsızlık ve yolsuzluklara, siyasi yalan ve sahtekarlıklara ne çabuk alıştık.

   Ateş düştüğü yeri yakıyor.

   Kilitse füzeler patlarken, sanki diğer bölgelerin umurunda değil gibi… Bu nasıl vurdumduymazlıktır?

   Ülkeyi yönettiğini zannedenler ise, her şey bitmiş, güllük gülistanlık gibi gösterilerek varsa yoksa yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi aşkıyla yanıp tutuşuyorlar.

   Oysa sorunlar dağ gibi.

   Durmadan ihanete uğrayan, ne istedilerse verdikleri tarafından hep arkadan hançerlenen, daima aldatılan, Cumhurbaşkanının bile “Uyutulmuşuz” açıklaması yapan, kurdukları barış masalları devrilen, böyle bir yönetimle dağ gibi sorunlar aşılamaz, daha da artar.

***

   Devletin tüm imkanları kayıtsız şartsız ellerinde iken, “Başkanlık esaslı anayasa hazırlıyoruz” diyen, Ahmet Davutoğlu’na hiçbir gazeteci, “Neyiniz eksik” diye soramıyor.

   Vatandaşı kutuplaştırıp, birbirine düşman ederek siyasi rant kazananlar, şimdi tutmuş, “Şiddeti merhametle, nefreti muhabbetle” yeneceğiz diyebilmekteler.

   Ah muhterem; öyleyse ayrılık tohumlarını neden ektin.

   Ben yaptım oldu, ben ne dersem o; anlayışı, dayatması toplumu gerer, mutsuz eder.

  Kaymak tabaka dışında vatandaşlar mutsuz ve karamsar.

  Toplumsal refleksler çeşitli bahaneler üretilip engelleniyorsa; yolumuz yokuş ve engebeli, dikenlidir. Umudumuz geçtiğimiz 23 Nisan görüntüleridir, her şeye rağmen halkımızın çoğunluğu bayramı çoluk, çocuğuyla bayram gibi kutladı, eğilmedi, bükülmedi.

  Umutlandık!

                              YENİDEN YAŞAMAK

  Emma Bombeck, Avusturalya’da kanserle savaşan bir kadındı, ne yazık ki bu mücadeleyi kazanamadı, Bombeck ölmeden önce şöyle yazıyor.

  Hayatımı yenide yaşayabilseydim eğer; Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim. Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım.

  Daha az konuşur, daha çok dinlenirdim.

  Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım, saçım bozulmasın diye camının açılmasını önlemezdim. Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum.

  Ömür boyu garantilidir diye hiçbir şey satın almazdım. Hamileliğim bir an önce sona ersin diyeceğime, hamileliğin tadını çıkartırdım, çocuklarım beni öpmek istediğinde , “Önce git elini yüzünü yıka” demezdim.

  Bana benzemeyenler, benden çok imkanlara sahip olanlar, kimin ne yaptığı beni asla ilgilendirmezdi.

  En çok yapacağım şey; hayatın her dakikasını değerlendirmek olurdu.

  Tek bir hayatımız var, bir gün sona eriyor, umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.

GÜNÜN SÖZÜ: “Düşman kılıcıyla karşında duran değil… Hançerini arkasına saklayıp yanında durandır.”

- See more at: http://bolgehaber67.net/yazar.asp?yaziID=5336#sthash.viuqIodn.dpuf

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ALEYNA TİLKİ SAHNE ALACAK
ALEYNA TİLKİ SAHNE ALACAK
SON ANDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ
SON ANDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ