Advert lt="Advert" border="0" />
Advert
                                    CAMOKA
Celal Şakir TELCİ

CAMOKA

Bu içerik 1240 kez okundu.

 

    Elli yaşın üzerindekiler iyi tanır, o zamanlar Televizyon olmadığından Sinema vardı, tarihi filmler çok tutuluyordu. Cüneyt Arkın ve Kartal Tibet, Karacaoğlan, Malkoçoğlu filmleri serisi zirve yapardı.

    O tarihi filmlerin kötü adam rolünde olan  pek çok Yeşilçam emekçisi vardı, bir tanesi ise çok öne çıktı “Camoka”.

    Peki kimdi bu Camoka, her filmde Cüneyt Arkın, Kartal Tibet ve nicelerinden dayak yiyen aktör.

    Danyal Topatan’dı.

    Mersin’in köyünden İstanbul’un Yeşilçam’ına gelmiş bir Anadolu garibanıydı. Hiç evlenmemişti, ömrünü Yeşilçam’da geçirmişti. Hayatı Tarlabaşının arka sokaklarında pis bekar evlerinde geçmişti.

    Altın kalpliydi, ancak kumar ve alkol tutkusu sadece kendisine zarar verdi.

    Çirkin yüzü, esmer ve sevimsiz görüntüsü tam Camoka karakterine uygundu. Camoka olunca çok tutuldu, meşhur oldu, iyi paralar kazandı… Ama parayı tutamadı.

   Camoka Danyal Topatan, sersefil sürünerek vefat etti.

   ***

    Bu yazıyı yazmama, Hüseyin Baradan’ın “Bu Gözler Neler Gördü” isimli kitap sebep oldu.  Bu kitabın benimle özel ilişkisi var, birkaç yıl önce bende anılarımı bir kitapta toplamak istedim.

   Adına da Bu Gözler Neler Gördü diye düşündüm, ama arkadaşım Mustafa Ardıç dedi ki; Yahu aynı isimde Hüseyin Baradan’ın kitabı var.

   İnternetten bulup, kitabı getirttim zevkle okudum. Camoka’yı oradan tekrar hatırladım.

   Hüseyin Baradan’da Yeşilçam’ın unutulmaz emekçilerinden. Kitabında Zeki Müren’den, Türkan Şoray’a, Ayhan Işık’tan, Yılmaz Güney’e yüzlerce anısını paylaşmış.

   Yudum yudum okudum.

   Camoka ile anısını sizlerinde beğeneceğini düşünerek paylaşmak istedim.

    ***

   Hüseyin Baradan anlatıyor;

   Arkadaşım Danyal Topatan’ın en sevdiği sebze yemeğiydi. Kahve köşelerinde her gün yediği simit, çay ve ıvır zıvırlardı, gariban lokantaya kumar yüzünden gidemediğinden sebzeye karşı özlemi vardı.

   Eşim Hayriye, Danyal’ı çok severdi, bende ayda birkaç kez Danyal’ı eve davet eder, banyosunu yaptırır, çamaşırlarını yıkatırdım. İçkisini içirir, sebze yemeklerini de doyasıya yedirirdim. Sonra bir taksi çağırır yolcu ederdim… Mutlu olurdu.

   Camoka Danyal’ın ağzında hiç dişi yoktu.

   O yıllarda teyzem bizde bir müddet misafir olmuştu. Onunda diş problemi vardı, kendisine bir alt üst protez diş yaptırmak üzere o günün en meşhur diş hekimi, Hilmi Beker’e müracaat ettik.

   O günün iyi bir parasıyla protezi yaptı.

   Ama teyzem o dişleri kullanamadı ve bir süre sonra memlekete döndü.

   ***

  Danyal Topatan gene bir gün sebze yemek için bizde misafirken, çekmecede teyzemin protez takma dişlerini gördü.

   “Bunlar ne” dedi.

   Bende teyzemin kullanamadığı takma dişler olduğunu söyledim.

   Ne yıkadı ne hiçbir şey, aldığı gibi teyzemin dişlerini ağzına taktı, dişler tıpatıp ağzına uydu, ölünceye kadar teyzemin dişleriyle hayatını sürdürdü.

   Diş hekimi Hilmi Beker’e durumu anlattım, bunun mümkün olmadığını iddia etti.

   Parmak izi gibi kimsenin damağının kimseye uygun olmayacağını söyledi.

   Ama rahmetli, Camoka Dalyan Topatan bir tıp kuralını da yıkmış oldu. Nur içinde yatsın.!

   GÜNÜN SÖZÜ: “Ar’lı ar’ından korkar… Arsız sanır benden korkar.!”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ALEYNA TİLKİ SAHNE ALACAK
ALEYNA TİLKİ SAHNE ALACAK
SON ANDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ
SON ANDA ÖLÜMDEN DÖNDÜ