Advert
Advert
Advert
BU TERAZİ BU SIKLETİ ÇEKMEZ
Celal Şakir TELCİ

BU TERAZİ BU SIKLETİ ÇEKMEZ

Bu içerik 559 kez okundu.
Reklam

   Haberlerde “Emekliye müjde” başlığıyla verildi, habere göre en düşük emekli maaşı  asgari ücret kadar olacakmış.. Yani “bin dörtyüz küsür lira”

   Ne müjde ama.

   Bozdor, bozdur harca, oda tabi yasalaşırsa.!

   Oldum olası ülkeyi yönetenler emekliyi hiç sevmez, bu ülkede 1987-1991 yılları arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yapan İmren Aykut emekliler hakkında görüşleri açıklarken; “Avrupa emeklilerinin yaşam süresi emekli olduktan sonra 7-10 yıl.. Bizde emekliler uzun yaşıyor” demişti.!

   Yıllar geçti hiçbir şey değişmedi, şimdiki hükümette emekliden nefret ediyor, “Ayak altında dolaşan lüzumsuz kişiler” olarak görüyor.

   Ama haklılar.!

  Ne yaparlarsa yapsınlar, emeklilerin çoğunluğu AKP hükümetlerini hep destekledi, maaşları daha da azaltsa belki oyları bile artar. Büyüklerimiz “Bu millet inene değil, binene bakar” demişler…

   ***

   Ne yazık ki emeklilerin hakkını arayarak ciddi sendika veya dernek gibi sivil toplum kuruluşları da yok, onlar göstermelik, hükümetle iyi geçinmek adına suya sabuna dokunmadan vaziyeti idare ediyorlar, bir aralar emekliye taksitle kömür satıyorlardı, yahu emekli hangi kömürcüye gitse zaten taksitle kömür alıyor.

   Bunlarınki; dostlar alışverişte görsün..misali.

   Bu ülkede dünden bugüne kendini uyanık sanan siyaset çakalları, oy hesabıyla devlet kasasından hovardalık yapıp, “Erken emeklilik” yemleri atarak SSK’nın kaynaklarını siyasi amaçlarına göre kullandılar.

   Ülkede üretime dönük ciddi yatırımlar yapmadılar.

   Üstelik; hem üretim yapan, hem istihdam sağlayan kamu işletmelerini yok pahasına yandaşlara sattılar, zengin daha zengin olurken emekçi ve emekli ezildikçe ezildi.

   Peki ne yaptılar?

   Yabancı finans kuruluşlarından sağlanan kredilerle, yabancılara inşa ettikleri otoyollar, köprüler yaptılar.

   Varsın; bu yol ve köprüleri kullanan halk soyulsun… İktidar iş yapmış gibi bunun reklamını yapıyor, siyasi rantından olabildiğine yararlanıyor.

   Bizim emeklimizde; “Yol yaptılar ya”… diyor.

                                             ARKADAŞ MI, DOST MU?

 

  Baba oğul konuşuyorlarmış, babası oğluna sormuş senin kaç tane dostun var? Oğlu cevaplamış “o hoo yüzlerce.”

  Baba oğluna açıklamış.

  Bak oğlum, insanın bir sürü arkadaşı olabilir, dost dediğin diğer arkadaşlara benzemez, insanın hayatı boyunca birkaç dostu olabilir.

  Oğlu inanmamış, benim yüzlerce dostum var, hepside beni çok sever ve sayar, yardım eder demiş… Öylemi demiş babası, gel öyleyse test yapalım.

  Adam; üç tavuk kesmiş, çer çöp ile bir çuvala koymuş, çuvaldan kan damlıyormuş.

   Şimdi git bu çuvalı arkadaşlarına götür, onlardan yardım iste, onlarla bu çuvalı gömün demiş.

   Çocuk yola çıkmış, bir arkadaşının kapısını çalmış... arkadaşı kanlı çuvalı görünce kapıyı yüzüne kapatmış. Kimin kapısını çaldıysa umduğunu bulamamış, arkadaşları “Bir daha kendileriyle görüşmemesini” istemişler. Çünkü çuvalda ceset var sanıyorlarmış.

   Oğlan yüzü gözü allak bulak babasına dönüp olanları anlatmış.

   Babası; şimdi çuvalı al, benim dostuma götür demiş.

   Oğlan çuvalı sırtlayıp, babasının dostunu bulmuş, adam kapıyı açınca oğlanı kan, ter içinde kan sızan çuvalla görüp şaşırmış, sonra etrafa şöyle bir göz gezdirip, almış içeriye.

  Sen Ahmet’in oğlusun değil mi demiş,  evet cevabını alınca, ver elindeki çuvalı diyerek arka bahçeye geçmiş, bir çukur kazıp çuvalı gömmüş, üzerine de yeri belli olmasın diye sarımsak ekmiş.

   Çocuk, ben gideyim artık demiş, adamda babana selam söyle sarımsak tarlasına gözüm gibi bakıyorum… demiş.

  ***

   Çocuk olan biteni babasına anlatmış. Gerçekten senin dostun varmış, benimse sıradan arkadaşlarım varmış baba demiş.

  Yok daha bitmedi demiş babası; “Şimdi git dostumun kapısını çal ve yüzüne okkalı bir tokat at” demiş.

   Çocuk itiraz etmiş ama babası ısrarla göndermiş. 

   Çocuk; kapıyı çalmış, adam açmış, babamın size bir selamı var deyip utana sıkıla tokatı patlatmış.

   Baba dostu demiş ki; Git söyle o babana ben koskoca sarımsak tarlasını “Bir tokata satmam.”

   İşte böyle.

   Çocuk o zaman tam olarak anlamış dost ile arkadaşın farkını…

   “Sen gülerken herkes güler,

    Ama ağlarken yalnız ağlarsın,

    Öyle bir ağaca yaslan ki,

    Asla yıkılmasın,

 

   Öyle bir dost bul ki, seni bırakmasın.”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
7 İLDE FETÖ OPERASYONU: 11 GÖZALTI
7 İLDE FETÖ OPERASYONU: 11 GÖZALTI
 EHLİYETTE YENİ DÖNEM…
EHLİYETTE YENİ DÖNEM…