Advert
Advert
Advert
 BİZ KİMİZ?
Göksel ONBAŞI

BİZ KİMİZ?

Bu içerik 1223 kez okundu.
Reklam

Bugün…

24 Temmuz Basın Dayanışma Günü.

24 Temmuz basında sansürün kaldırılmasının yıldönümü, her yıl “24 Temmuz Basın Bayramı” olarak kutlanır.

Bu, aynı zamanda “basında sansürün kaldırılışının” kutlanması anlamı da taşıyor..

İyi de; nereden gelmiş, nasıl bayram olmuş bu 24 Temmuz?

24 Temmuz 1908’de Meşrutiyet ilan edilir. Osmanlı Matbuat Cemiyeti adıyla örgütlenmiş gazetecilerin büyük bölümü meşrutiyeti sevinçle karşılar. Çünkü sansürün karşısına dikilebileceklerdir artık… 1876’dan kalma sansür kararnamesini uygulatmayacaklar. Yani sansür memurları yayından önce gazeteleri kontrol edemeyecektir.

Meşrutiyetin ilan edildiği günün gecesinde İkdam gazetesinin sahibi Ahmet Cevdet ile Sabah Gazetesi sahibi Mihran Efendiler, gazete provalarını görmek için gelen sansür memurlarını aynı sözlerle geri çevirirler. Gazeteler hürdür, sansür yasaktır. 25 Temmuz 1908 sabahı dağıtılan gazeteler farklıdır artık. Uzun yılların ardından ilk kez sansür memurlarının değil, gazetecilerin tercihlerine göre basılmışlardır. Özgürce yayımlanan gazetelere halkın ilgisi de büyük olur. 24 Temmuz bir anlamda gerçek gazeteciliğin de patlama yaptığı gündür.

Bu nedenle 24 Temmuz Cumhuriyet Dönemi’nde Türk basınından sansürün kaldırılması ve basın bayramı olarak ilan edilmiştir. Ve her yıl 24 Temmuz gazeteciler günü ve basın bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. Sivil Toplum Kuruluşları ve genellikle siyasiler, bugünle ilgili olarak demeçler verirler…

Basın, toplumun önünden yürüyen, onu bilgilendiren, aydınlatan, bu anlamda rehberlik yapan kurumdur. Basın özgürlüğü o ulusun demokrasisinin gelişmişliğinin göstergesidir. Basını özgür olmayan bir ulus demokrasiden de, özgürlüklerden de insan haklarından da söz edemez. Basın özgür olmalıdır. Basın toplumun sesi, gözü, kulağı, vicdanıdır. Basın mensubu olan gazetecinin çalışmasını engellemek, milletin bilgilenmesine, ilerlemesine ket vurmak anlamını taşır.

Gazetecilik zor meslektir. Çalışma koşullarının güçlüğü bir yana gazetecinin bağlı oldukları kurum ve kuruluşların onları gazeteci olarak değil, çalışan olarak görmelerinden kaynaklanan zorluklar da gazetecinin sağlıklı çalışma olanaklarını yok etmektedir.

Gazetecilerin düşüncelerinden dolayı tutuklanmadığı, haber alma özgürlüğünün kısıtlanmadığı, işlerini kaybetme korkusu yaşamadığı, köle gibi çalıştırılmadığı ve öldürülmediği bir dünya dileğiyle.

Gazeteciler günümüz kutlu olsun..

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
BALIK FİYATLARI TAVAN YAPTI
BALIK FİYATLARI TAVAN YAPTI
DEVREK’TE FETÖ OPERASYONU! GÖZALTILAR VAR…
DEVREK’TE FETÖ OPERASYONU! GÖZALTILAR VAR…