Advert
Advert
 DEVREK ÇOLAKPEHLİVAN KÖYÜ KOZLUDERE DE TAM BİR ÇEVRE FELAKETİ YAŞANIYOR
Faik MEKİK

DEVREK ÇOLAKPEHLİVAN KÖYÜ KOZLUDERE DE TAM BİR ÇEVRE FELAKETİ YAŞANIYOR

Bu içerik 1910 kez okundu.

 

   Devrek’in doğal güzelliğine yakışmadığı gibi halk sağlığını tehdit edebileceğini düşündüğüm olayı yerinde görmek için düştük Çolakpehlivan Köyü yoluna… O da ne? Köprüde araçtan inip, dereye baktığımda gözlerime inanamadım!... Dere yeşil bir tabakayla kaplanmış, üzerinde çoğu plastik atıklardan oluşan bir çöp yığını karşımda duruyor. Dere yatağına inip fotoğraf çekmeye hazırlanırken pis bir kokuyla şoke oldum. Gözümü çöp yığınından alıp, kokunun kaynağına yöneldiğimde az ileride tavuk dışkısı yığını gözüme ilişti. Gerisin  geriye olan hızımla, arabaya nasıl döndüğümü  anlayamadım. Çevrede kısa bir inceleme ve araştırma yapıp, soluğu Devrek’te aldım.

  

    Faili meçhul bir olaydan bahsetmeyeceğim. Çünkü fail belli…

    Devrek Çayı üzerinde yapılan Çayaltı 1 regülatörü ve HES

    Hafızamı yoklayıp zaman tünelinden geçerek beş yıl öncesine gittim.

    Anlatayım İster misiniz?

   Çaydeğirmeni’ni Bük, Karabaşlı, Burhanoğlu köylerine bağlayan köprü üzerinde açtım gözümü. Ne mi gördüm? Neler görmedim ki… Doğasına, toprağına, suyuna sahip çıkmak için bir araya gelmiş çevre gönüllüleri…

    Ne mi diyorlar?  ‘’ Doğanın talanına, HES çilerin  yalanına meydan vermeyeceğiz!...’’ diye haykırıyorlar. Hep bir ağızdan. Çevreme bakınırken çevre gönüllüsü Cemil Temel gözüme ilişiyor. Köylüler adına basın açıklamasında bulunacak. Gözümü ve kulağımı açmış vaziyette ilişiyorum, yanı başına… O anlattıkça ben yazıyorum. Okuduğunuz ya da okuyacağınız yazı çıkıyor ortaya.

   Zonguldak’ın Devrek ilçesine bağlı Çaydeğirmeni beldesinde Devrek Çayı üzerinde Çayaltı – 1 ve 2 HES’lerinin yapımına başlayan Reis Enerji adlı şirket köylülerin direnişini kırmak için her türlü yola başvuruyor. Bir oldu bittiyle inşaata başlayan şirket, köylülerin direnişi üzerine Zonguldak Valiliği İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünden “ÇED gerekli değildir” raporu aldı. Mahkemeye raporun iptali için başvuran köylüler zaman zaman fiili mücadelelerle inşaatı durdurmaya çalıştı. Çevrede yaşayanları ikna etmek için DSİ yetkilileriyle birlikte düzenledikleri halk bilgilendirme toplantısı kadınlarca basılarak yaptırılmayan şirket, bu kez gazete çıkarmaya başladı. Son derece lüks baskısına karşın binlerce bedava dağıtılan gazete, her sayısında Başbakan Erdoğan’a övgüler yağdırıyordu. Son olarak köye ulaşımı sağlayan Bük Köprüsü altındaki çalışmaları köprüye zarar verdiği gerekçesiyle köylülerce engellenen şirket, çıkardığı son gazetede “Kendimizi savunmasını ve dövüşmesini de iyi biliriz” manşetiyle köylüleri açıkça tehdit etti.

    Bunun üzerine Bük Köprüsü üzerinde toplanan köylüler bir basın açıklaması ile suç duyurusunda bulundu. Köylüler adına konuşan Cemil Temel, “Biz de doğamızı, toprağımızı, suyumuzu savunmayı iyi biliriz” diyerek köylülerden herhangi birine en küçük zarar bir zarar gelmesi durumunda bundan şirket yöneticilerini sorumlu tutacaklarını söyledi. Temel, gazeteyle ilgili yasal tüm yollara başvuracaklarını da sözlerine ekledi. 

    Daha sonra jandarmanın tüm ikazlarına karşın köprüyü bir süreliğine trafiğe kapatan köylüler, “HES yapma boşuna yıkacağız başına”, “Sularımız özgürdür, özgür akacak”, “HES’çi şirket Çaydeğirmeni’ni terk et” sloganları atarak belde merkezine kadar yürüdü. Yürüyüşü çevrede geniş güvenlik önlemi alan jandarmanın sık sık durdurmak istediği ancak fiili müdahalede bulunmaktan kaçındığı gözlendi.

Tavuk dışkısı keneyi çoğaltıyor

   Bilinçsizce çevreye atılan tavuk dışkısının birçok hastalığa yol açtığı, sinek ve kene gibi böceklerin üremesine neden olduğu, evsel atıklara göre çevreyi 50 kat daha fazla kirlettiği bildirildi.

    Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İskender Yıldırım, tavuk dışkısının günümüzde en önemli çevre kirleticileri arasında bulunduğunu söyledi.

    Dışkının doğası itibariyle, patojen mikroorganizmaların (hastalık yapıcı) yoğun olarak bulunduğu bir materyal olduğunu ifade eden Yıldırım, tavuk dışkısının salmonella, coliform, criptosporidium, marek, gumbaro ve hatta kuş gribi (avian influenza) gibi çok önemli hastalık etmenlerinin en önemli bulaştırıcısı olduğunu belirtti.

    ABD'nin Milwaukee kentinde 1993 yılında meydana gelen sel felaketinde 100 kişinin sadece criptosporidium enfeksiyonları sonucu yaşamını yitirdiğini vurgulayan Yıldırım, tavuk dışkısının saçtığı tehlikenin büyük olduğunu bildirdi. Sorumsuzca çevreye dökülen tavuk dışkılarının aynı zamanda sinek, kene gibi böceklerin önemli bir üreme alanına dönüştüğünü ve bu böcekleri yemek için gelen kuşlar tarafından çevreye çeşitli hastalıkların yayılabildiğini dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti: "Ayrıca, bazı üreticiler dışkının içerisine kümeslerinden çıkan ölü tavukları da atarak hastalık ve çevre felaketinin boyutlarını daha da artırmaktadır. Dışkı içerisinde bulunan tavuk leşlerini yemeye gelen sokak köpekleri ve kediler, hatta sıçanlar mevcut çevre ve hastalık felaketinin katlanmasına yol açmaktadır. Bunun dışında, tavuk dışkısının bünyesinde yüksek düzeylerde bulunan tuz ve kalsiyum toprağın niteliğini bozarken, yine dışkıda bitkilerin gereksinimlerinin üzerinde bulunan azot ve fosfor elementleri ise yer altı ve yüzey sularına geçerek hem su kaynaklarının kirlenmesine hem de göl ve akarsularda biyolojik yaşamın sona ermesine sebep olurlar."

SU HAKKI !...

KAR İÇİN DEĞİL, YAŞAM İÇİN SU !...

   Su ekonomik değeri yüksek olmasına rağmen kaynak veya ticari bir mal değil, herkesin yaşamını sürdürebilmek için ulaşmaya hakkının olduğu doğal bir varlık, ekolojik sistemin bir parçasıdır.

 

DOĞAMA, TOPRAĞIMA, SUYUMA DOKUNMA!...

   Bir çay içimlik sohbet ettiğim Boncuklar sakini arkadaşla, bir çırpıda çevre kirliliğinin nedenini ve çevreye olumsuz etkilerini konuştuk.

   Her şey Çayaltı 1 Regülatörü ve HES yönetiminin, doğadaki yaprakların tesise zarar verdiğini iddia ederek; dere üzerine sanayi tipi varillerinden bir set oluşturmasıyla başladı. Zamanla biriken çöple suyun rengi değişerek çöp atıklarının  köprü altında birikmesi sonucu çevre kirliliği oluştu. Balıkların üzerinde yaraların görülmesi balık ölümlerine işaret ediyor. Çevrede yaşayanların bu çevre kirliliğinin neden olabileceği hastalıklardan etkilenmesi insanları korkutuyor. Gerekli önlem ve tedbir alınmazsa, Kurudere mevkii hızla atıkların atıldığı çöp toplama merkezine dönüşebilir. Köylülerin ifadesine göre, HES ile birlikte meyve ağaçlarında rekolte düşüklüğü ile dip sularında yatak değişmesi sonucu bazı içme sularının kaybolması en fazla şikayet konusu… HES yapım sürecinde yetkililerin  köprü yapma sözü vermelerine rağmen, yerine getirilmemesi çevre köylülerin tepkisine neden oldu.

VATANDAŞ SORUYOR

   HES’ in işletilme sürecinde tehlikeli atıkların birikmesine yol açmak, gerekli önlem ve tedbirlerin almamak, su hakkını tek taraflı kullanmak doğru mu?

   Dere akışını varillerle engelleyip, atık birikmesine yol açmak yasal mı?

   HES projesi yörenin içme sularına ne kadar zarar veriyor?

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
DEVREK’TE SEL SONRASINDA TARİHİ KEMERLİTAŞ KÖPRÜ ORTAYA ÇIKTI
DEVREK’TE SEL SONRASINDA TARİHİ KEMERLİTAŞ KÖPRÜ ORTAYA ÇIKTI
KIZILCAHAMAM KAMPI’NIN YILDIZI BAŞKAN GEBEŞ’Tİ
KIZILCAHAMAM KAMPI’NIN YILDIZI BAŞKAN GEBEŞ’Tİ