Advert
Advert
YALAN VE GERÇEK!
İbrahim TIĞ

YALAN VE GERÇEK!

Bu içerik 918 kez okundu.

  

      Hecenin Beş Şairinden biri olarak edebiyat tarihimizde yerini alan Orhan Seyfi Orhon’un çok bilinen adıyla “Veda Busesi” gerçek adı “Veda” şiiriyle ilgili olarak internet sitelerinde bir hikâye var ki evlere şenlik!...

    Sözde şiir sevicileri, utanmadan sıkılmadan, Orhan Seyfi Orhan’ın bu şiirini 14 yaşında kanserden ölen kızı için yazdığını ileri sürüp bir de hikâye uydurmuşlar. Hatta uydurulan hikâyeyi de seslendirenlere ne demeli!. Şiirdeki anlam kayması olduğu iddiaları da cabası!, bunca bilgi kirliliği niye?

     Şimdi önce bu güzel şiiri okuyalım daha sonra da bu şiirin uydurmacılar tarafından yazılan öyküsüne bir bakalım!

 

VEDÂ

 

Hani, o bırakıp giderken seni

Bu öksüz tavrını takmayacaktın?

Alnına koyarken vedâ busemi,

Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?

 

Hani, ey gözlerim bu son vedâda,

Yolunu kaybeden yolcunun dağda,

Birini çağırmak için imdada

Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

 

Gelse de en acı sözler dilime,

Uçacak sanırım birkaç kelime.

Bir alev halinde düştün elime,

Hani, ey gözyaşım akmayacaktın?

 

     Kanser hastası olan kızı, ölümünden hemen önce babası Orhan Seyfi Orhon’dan ölümü nedeniyle -gidişine ağlamaması- için söz istemiş. O da söz vermiş. Ama baba kalbi, o anda verdiği sözü tutamamış ve kızı ile arasında geçen o son anları şiire dökmekten kendini alamamış. Bu dizeler de işte böyle bir acının ardından yazıya dökülmüş ve ölümsüzleşmiş.

Uydurmacılar tarafından yazılan çizilen şiirin hikayesi bu!

     Hatta uydurmacılar şiirin:

Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?” dizesinde de anlam kayması olduğunu savlayarak,  “Yüzüne bu türlü bakmayacaktın?” şeklinde olması gerektiğini de iddia ediyorlar.

TORUNUNUN VE NÜFUS KAYITLARINDAKİ BİLGİLER

     Üşenmedim uzun çaba ve uğraşlar sonucunda bu büyük şairin kızı Sevin Şeyhun ile torunu Ayşe Yeşim Çorluhan’a ulaştım. Verdiği bilgileri de nüfus kayıtlarından da doğrulattım.

      İşte bu bilgileri sizlerle paylaşıyorum:

      -Orhan Seyfi Orhon’un asıl adı: Orhan Seyfettin Orhon’dur. Miralay Mehmet Emin Bey ile Nimet hanımın çocuğu olarak 23 Ekim 1890 tarihinde İstanbul/ Üsküdar-Çengelköy’de doğmuştur. Kardeşi Süreyya Orhon da Danıştay’dan emekli hakimdir.

     -Fransızca bilen eşi Ayşe Müfide Hanım 1 Temmuz 1900 tarihinde Trabzon / Akçaabat’ta doğdu. Evlilik tarihleri ise, 06.04.1922’dir. Ayşe Müfide hanım 20.03.1985 tarihinde yaşamını yitirdi.

     -Tek çocuğu olan kızı Sevin (Şeyhun) 13.07.1930 tarihinde İstanbul’da doğdu ve halen Şişli’de yaşamını sürdürmektedir. Eşi Mehmet Kemal Şeyhun 2014 yılında öldü.

     -Sevin Şeyhun’un bu evliliğinden; 1956’da Ayşe Yeşim ile 1958 tarihinde de oğulları Ahmet dünyaya geldi.

 

SEVİN ŞEYHUN HALA YAŞIYOR  

     Halen Kadıköy’de yaşayan Orhan Seyfi Orhon’un torunu Ayşe Yeşim hanımdan uzun süredir rahatsız olan ve 90 yaşındaki annesi Sevin (Şeyhun) hanıma baktığını öğreniyoruz.

    -Ayşe hanım, dedenizin annenizden başka bir kızı daha olduğu ve 14 yaşında kanserden öldüğünü konusunda iddialar var…

    -Dedemin ilk ve tek kızı annem Sevin (Şeyhun)’dir. Annem 1930 doğumlu ve halen yaşıyor. Dedemin annemden önce ya da sonra doğan hiçbir çocuğu da yoktur. Sosyal medya sitelerinde gezinen bu şiirin hikayesi ise tamamen uydurmadır, böyle bir şey söz konusu değildir.

    -Dedeniz Orhan Seyfi Orhon’un “Veda” şiirini kanserden ölen kızı için yazdığı iddiaları dolaşıyor internet sitelerinde…

    -Dedim ya, bu doğru değildir. Çünkü dedem aşk, hüzün, gözyaşı, hicran, ızdırap temalı bu şiirini lise yıllarında yazmış. Gençlik işte.. Adı da “Veda Busesi” değil, “Vedâ”dır. Dedemin sağlığında (1951 yılı) bu şiiri üstad Yusuf Nalkesen de bestelemiştir. Bir başka özelliği de bu şiir Nalkesen’in ilk bestelediği şiir oluşudur. Yine bir başka yanı da ilk kez 1970 yılında Nesrin Sipahi tarafından seslendirilmiş oluşudur. Daha sonra bu besteyi, Zeki Müren, Nesrin Sipahi, Hüner Coşkuner, Bülent Ersoy, Hakan Peker, Tarkan,Muazzez Ersoy gibi birçok sanatçı da seslendirdi.

     -Ayşe Yeşim hanım şu bilgileri de veriyor…

     -Dedem Orhan Orhan Seyfi Orhon, 1946’da CHP’den Zonguldak (1965’te de AP’den İstanbul) milletvekilliği yaptı. Kadere bakınız ki, ben de 01.04.1953 ile 17.03.1955 tarihleri arasında Zonguldak Türkiye Taşkurumu Genel Müdürlüğü yapan Cemal Zühtü Aysan’ın torunuyla evliyim. Yani Zonguldaklıyım.

    -Şair-Yazar Yusuf Ziya Ortaç ile evli olan teyzem Güzide hanımda çok iyi Fransızca bilirdi ve Asuman, Gülden, Ergin ve Semih adlarında 4 çocuğu bulunuyor.

 

ORHAN SEYFİ ORHON

     İlkokulu Çengelköy İptidaisi’yle Havuzbaşı Mektebi’nde tamamladı (1902), Beylerbeyi Rüştiyesi’nden sonra Mercan İdadisi’nden mezun oldu (1909). Buradaki öğrencilik döneminde şiirle ilgilendi; edebiyat hocası Celal Sahir Bey’den teşvik gördü. Abdülhak Hamid ve Tevfik Fikret etkisinde şiirler yazdı.

     Daha sonra Tıbbiye Mektebi’ne girdi. Ancak bir anestezi uygulamasında fenalaşınca, bu mesleği yürütemeyeceğine karar verip ayrıldı.

     1914'te Hukuk Mektebi’ni bitirdi. Meclis-i Mebusan’ın Kavanin (Kanunlar) Kalemi’nde memurluk, ardından gazetecilik ve öğretmenlik yaptı. Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul Hükümeti’ni destekleyen 'Aydede' dergisinde çalıştı.

     1922-1946 arasında Milliyet, Tasvir-i Efkar, Cumhuriyet, Ulus, Zafer, Havadis gazetelerinde mizah ve köşe yazıları yazdı. Yaşamının son döneminde Son Havadis gazetesinde yazarlık yaptı. İlk şiirleri arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları 'Hıyaban' isimli dergide yayınlandı. 1917’de Yeni Mecmua’da çıkan şiirleriyle adını duyurdu. Türk şiirinde 'Hecenin Beş Şairi' grubundan biri olarak ün kazandı. Yusuf Ziya Ortaç ’la birlikte Papağan, Güneş, Ayda Bir, Çınaraltı dergilerini çıkardı.

     Şiire Aruzla başladı. 'Fırtına ve Kar' isimli uzun şiirinde bunun başarılı bir örneğini verdi. Daha sonra Milli Edebiyat ve Genç Kalemler akımlarının etkisinde kalarak hece veznine döndü. Hece ile yazdığı şiirlerinde yalın bir dil kullandı. Divan şiiri kalıplarını hece veznine uyarlayarak yazdığı gazel benzeri şiirleri de var. Yirmiden fazla şiiri bestelendi.

    Eserleri/Şiir: Fırtına ve Kar (1919), Peri Kızıyla Çoban Hikâyesi (1919), Gönülden Sesler (1922), Kervan (1935, 1964), O Beyaz Bir Kuştu (1941), İstanbul’un Fethi (1953), İşte Sevdiğim Dünya (1962), Şiirler (1970).

Antoloji: Hayat Bilgisi Şiirleri (I-III, 1929-1930).

Hikâye ve Roman: Kerem ile Aslı (1938), Çocuk Adam (1941).

Mizah ve Hiciv Kitapları: Fiskeler (1922), Asrî Kerem (1938), Hicivler (1951), Düğün Gecesi (1957).

Deneme ve Fıkralar: Dün Bugün Yarın (1943), Kulaktan Kulağa (1943).

Biyografiler: 1937’de hazırladığı Abdülhak Hâmid, Mehmed Âkif, Ziya Gökalp, Yahya Kemal ve Nazım Hikmet biyografileri.

Siyasî Mücadele Eserleri: Maskeler Aşağı (1943), Maarif Vekili Hasan Âli Yücel’e Açık Mektup (1944), Gençlere Açık Mektup (1951).

     Orhan Seyfi Orhon, 22 Ağustos 1972 İstanbul’da yaşamını yitirdi ve Zincirlikuyu Mezarlığına defnedildi.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
MUHTARDAN  “GELMEYİN” ÇAĞRISI!
MUHTARDAN “GELMEYİN” ÇAĞRISI!
BURAK DERİN HAYATINI KAYBETTİ
BURAK DERİN HAYATINI KAYBETTİ