Advert
Advert
AMERİKA DESTEKLİ 12 EYLÜL 1980 ASKERİ FAŞİST DARBESİ
Faik MEKİK

AMERİKA DESTEKLİ 12 EYLÜL 1980 ASKERİ FAŞİST DARBESİ

Bu içerik 348 kez okundu.

 

 Kırk yıl önce tarih, 12 Eylül 1980

12 Eylül Askeri Darbesi’nin bugün 40.’ıncı yıldönümü.

40 yıl önce, evde, yolda, köyde on on, yüz yüz, bin bin toplandı insanlar…

Binlerce ölüm, sayısız işkenceler…

 Darbe yaralarının sarılamadığı, sorumluların hesap vermediği karanlık dönemi geride bırakalı 40 yıl oldu. Üstelik davası da düşürüldü.

   Uluslararası sermayenin talimatıyla hayata geçirilen 24 Ocak ekonomik kararları doğrultusunda Cumhuriyet döneminde yapılan fabrikalar başta olmak üzere Kamu İktisadi Kuruluşları (KİT) özelleştirme adı altında yok pahasına satıldı. 12 Eylül’ün ardından uygulanan özelleştirmeler hız kesmeden devam ediyor. Rant çevrelerinin zenginliği artarken üretim alt yapımız büyük oranda tahrip edilerek, ülke sanayisi ve tarımı yerlerde sürünür hala geldi. İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlik her geçen gün büyümeye devam ediyor. Sonuç olarak; kendi kendine yeten 7 ülkeden biriyken, 7 düvele muhtaç bir ülkeye dönüştük.

DARBENİN KANLI BİLANÇOSU

-12 Eylül 1980 sabahı sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.

-1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

-Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.7 bin kişi için idam cezası istendi.

-517 kişiye idam cezası verildi.

-Haklarında idam cezası verilenlerden 50′si asıldı.

RAKAMLARLA 12 EYLÜL DARBESİ

. İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.
. 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
. 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.
. 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
. 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
. 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
. 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
. 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
. Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
. 31 gazeteci cezaevine girdi.
. 300 gazeteci saldırıya uğradı.
. 3 gazeteci silahla öldürüldü.
. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
. 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
. 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
. 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
. 14 kişi açlık grevinde öldü.
. 16 kişi -kaçarken- vuruldu.
. 95 kişi -çatışmada- öldü.
. 73 kişiye -doğal ölüm raporu- verildi.
. 43 kişinin -intihar ettiği- bildirildi.
. Sinema filmleri de yasaktan nasibi aldı!

. 937 film sakıncalı gösterilerek, yasaklandı.

12 Eylül geçti, ama acıları geçmedi.

Siyaset bilimci Dr. Lawrence Britt

14 derste faşizmi anlatıyor;

 

İnsan haklarının aşağılanması ve hor görülmesi

Düşmanların günah keçilerinin birleştirici bir neden olarak tanımlanması

Ordunun ve militarizmin yüceltilmesi

Kitle iletişim araçlarının kontrol altına alınması

Ulusal güvenlik takıntısı

Din ve yönetimin içiçe geçmesi

Cinsel ayrımcılığın şahlanışı

Özel sermayenin gücünün korunması

Emek gücünün baskı altına alınması

Suç ve cezalandırma ile baskı altına alma

Aydınların ve sanatın küçümsenmesi

Aydınların ve sanatın küçümsenmesi

Güçlü ve sürekli milliyetçilik: Faşist rejimler, sürekli olarak vatansever şiarlar, sloganlar, semboller, marşlar ve diğer şeyleri kullanma eğilimindedir.

Hileli seçimler

12 Eylül faşizminin susturamadığı, şiirle yaşama tutunan bir idam mahkumu, şair Nevzat Çelik

“beni burada arama anne
kapıda adımı sorma
saçlarına yıldız düşmüş
koparma anne ağlama...”

‘’ŞAFAK TÜRKÜSÜ’’ şiiri; dört duvar arasından fırlatılmış bir işaret fişeği gibi dağıldı, yurdun dört bir yanına… Bir başkaldırı, bir karşı duruş, bir çığlıktı 12 Eylül zindanlarında yankılanan… Dalga dalga yayıldı tüm yurda, dillerden düşmeyen bu dizeler.

“insanları düşün anne
düşün ki yüreğin sallansın
düşün ki o an güneşli güzel günlere inanan
mutlu bir yusufçuk havalansın...”

Şafak Türküsü şiirinin tamamı 280 dizeden oluşmaktadır. Bir idam mahkûmunun annesi ile vedalaşması teması üzerinde yoğunlaşır. 12 Eylül Darbesi'nden sonra yaşanan tutuklamalar sonucu birçok kişiyle beraber Nevzat Çelik de idam cezasına çarptırılmıştır. Kendisinin ifadesine göre çok yakınlarının, tanıdığı insanların idamlarının yaşandığı bir ortamda, bunun verdiği ruh haliyle yazılmıştır.

‘’Şafak Türküsü’nü esin olmak bana yazdıran. Bunu bir başkaldırı olarak düşünmemiz lazım, çünkü şiirin bütününe baktığın zaman orada asla yılmayan, pes etmeyen ve gelecek güzel günleri isteyen güzel gündüzünde sömürülmeyen, gecesinde aç yatılmayan bir dünya ve özgürlüğü isteyen insanların ortak dramını yakalayan bir şeydir.’’ (N.Çelik)

   İdamla yargılanan Şair Nevzat Çelik 8 yıl cezaevinde kaldıktan sonra 1987 yılında dışarıya çıktı.

12 Eylül döneminden geriye direnenler ve onların şiiri kaldı. Bunlardan biride Adnan Yücel’di. Yücel’in çok sevilen ‘Yeryüzü Aşkın Oluncaya Dek’ başlıklı şiirinde dile getirdiği gibi:

‘’bitmedi daha sürüyor o kavga

ve sürecek

yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Saraylar saltanatlar çöker

kan susar birgün

zulüm biter.

menekşelerde açılır üstümüzde

leylaklarda güler.

bugünlerden geriye,

bir yarına gidenler kalır

bir de yarınlar için direnenler... ‘’

 

12 Eylülde Ahmet Erhan da İşkenceye, zulme karşı yaşamak için şiirle direndi.

‘’Bugün de Ölmedim Anne’’şiiriden iki dörtlük

…“Kapalıydı kapılar, perdeler örtük
Silah sesleri uzakta boğuk boğuk
Bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük
Bugün de ölmedim anne.

Üstüme bir silah doğruldu sandım
Rüzgar, beline dolandığında bir dalın
Korktum, güldüm, kendime kızdım
Bu gün de ölmedim anne.’’…

 

AMERİKAN EMPERYALİZMİ İŞ BAŞINDA
Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin darbeden haberdar olduğu ve darbe gecesi Başkan Jimmy Carter’a “bizim çocuklar işi bitirdi” anlamında bir mesajın, Damdaki Kemancı oyununu izlerken iletildiğinin anlaşılması, 12 Eylül’de ABD’nin rolü konusunu da tartışmalara açtı. İlk kez Mehmet Ali Birand’ın 12 Eylül 04.00 (1984) adlı kitabında ortaya atılan, 12 Eylül Darbesi sırasında dönemin ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Türkiye Masası Sorumlusu Paul Henze’in askerî müdahaleyi haber alırken haberi ulaştıran diplomatın yourboyshave done it — senin çocuklar işi bitirdi – anlamındaki konuşması, 12 Eylül Darbesi içinde ABD’nin rolü konusunda tartışmalara neden olmuştur. (alıntı)

 

12 Eylül Askerî Darbesi ile ilişkisi

24 Ocak kararları ile 12 Eylül Askerî Darbesi arasındaki neden sonuç ilişkisi üzerine çok sayıda yorum yapıldı. 12 Eylül darbesinin 24 Ocak kararlarını rahat uygulamak için yapıldığını öne süren çok sayıda yorumcu olduğu gibi, olağan koşullarda uygulanması mümkün olmayacak kadar sert olan ekonomik tedbirleri uygulamaya koyabilmenin ancak askerî darbe koşullarında mümkün olabileceğinden darbesinin gerçekleştirildiğini öne sürenler de çoktur.

12 EYLÜL DARBESİ HALKI YOKSULLAŞTIRDI

Temel ihtiyaç maddelerinde 24 Ocak ekonomik tedbirlerinin uygulanmaya başlamasıyla birlikte temel ihtiyaç maddelerindeki artış ortalama %27 iken işçi ücretlerindeki artış %7 de kalmıştır. Yalnızca bu tablo bile 12 Eylül darbesinin geniş halk kitlelerini pahalılık karşısında nasıl yoksullaştığını gösteren ibretlik bir tablodur. Siyasi olarak da Türkiye’nin en büyük işçi sendikası DİSK kapatılıp yöneticileri tutuklandı. Bu hayat pahalılığına dur demesinler diye…

12 Eylül faşist darbesi ile neler oldu,

darbe kime hizmet etti?

FİYAT ARTIŞ TABLOSU
1980-1987   1983-1987
Ekmek 1 kg.       22 kat        4 kat
Sığır eti 1 kg.        21 kat        5 kat
B.peynir 1 kg.        21 kat        5 kat
K. Fasulye 1 kg.    27 kat        8 kat
Zeytin 1 kg.        25 kat        6kat
Tozşeker 1 kg.    19 kat        3 kat
Çiçek yağı 1 kg.    31 kat        6 kat
Tüp gaz 12 kg.    24 kat        3 kat
Elektrik KW'S        23 kat        9 kat
Aspirin           40 kat        5 kat

Ş. içi otobüs bileti 37 kat     5 kat  
Gazete            35 kat        6 kat
Ortalama işçi ücreti    7 kat        3 kat

Kaynak: '87 Petrol-İş, Tablo-23

Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı; mezhepler, şeyhler, cemaatler eşliğinde din istismarcılarının güdümünde sürüklenmeye rıza göstermek yerine; güneşli güzel günlere inanan mutlu insanlar misali, itirazımızı paylaşarak yeniden yükselteceğiz.

YAŞASIN DEMOKRASİ

YAŞASIN CUMHURİYET

KAHROLSUN FAŞİZM!...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
KANTARCI: ACIMIZ ÇOK BÜYÜK
KANTARCI: ACIMIZ ÇOK BÜYÜK
3 GURBETÇİMİZ DAHA YAŞAMINI YİTİRDİ
3 GURBETÇİMİZ DAHA YAŞAMINI YİTİRDİ