Advert
Advert
SONUN BAŞLANGICI
Burhan KURMALI

SONUN BAŞLANGICI

Bu içerik 1144 kez okundu.

 

   Bugün 8Mart Pazartesi,

            İşine gelmeyen haberlere yayın yasağı koymak, iktidarın yaptığı en marifetli işler arasındaki yerini koruyor hep.. Bir farkla. Haber eğer CHP’nin yanından, yakınından geçiyorsa eğer, yasak masak hak getire… Yandaş medya buna rağmen yayınlarını sürdürüyor. Belediye başkanı CHP’liyse eğer, vur abalıya… Bir de aba altından sopa gösterme modası başladı son zamanlarda. En trajikomik olanı da ölüm üzerinden siyaset yapmak elbette.

            Ölüm üzerinden siyaset yapan zihniyetlere yazıklar olsun demekten başka ne gelir elden…

            Gazete manşetleri, özellikle yandaş medya gazete manşetleri, CHP’yi lekelemek için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar bugünlerde. Hele A Haber ve Beyaz TV’de yapılan yayınlar! Birçok kanalı eklemek olanaklı bu kanallara…

            İnsanlarımız ya terörle ya iş kazasıyla ya başka türlü nedenlerle ölüyor, öldürülüyor; sıradan bir şeymiş gibi değerlendirilip hemen CHP sorumlu ilan ediliyor nedense!

            Yazıklar olsun. Onlarca insanımızın cesetleri üzerinden, ülkenin Ana Muhalefet Partisini yaftalamak ne kolay değil mi?

            Seçmen, artık bu yalanlara doymuş. Başka yalanlar bulun kendinize…

            Maden oacaklarını gerekli güvenlik kontrollerinden CHP geçirmedi değil mi?

            Terör odaklarına, gelin, memleketimizde istediğiniz gibi cirit atın; olmazsa biz sizin olduğunuz yere gönderelim insanımızı keyfinizce katledin dedi CHP değil mi?

            Terörist başının yakınlarına devlet kanalında konuşma iznini de CHP verdi sanırım (!)

            Oy kaygısıyla, mezardakilere oyu da CHP kullandırdı değil mi?

İmar barışı diyerek, çürük-çarık apartmanlara bedelini ödemek koşuluyla affı herhalde CHP getirdi değil mi? Böylece faciaya açık davetiye de çıkarıverdi.

            Yıkılsın diye rapor hazırlayan belediye kararlarını, herhalde CHP durdurdu değil mi?

            Bırakın artık insanlar arasında nifak tohumları atmayı!

            Barış içinde yaşamanın yollarını aramak dururken bu kin ve nefret niye?

            Hakkın, hukukun, adaletin egemen olduğu bir devlet düzeninde yaşamak varken, tek adamın ağzından çıkana bakarak yönetilmek niye?

            Niye ülkemiz insanlarını etnik, dinsel, mezhepsel, düşünsel yönlerden kamplara bölmek niye?

            Ülkeyi emperyalizmin kucağına atmak niye?

            Silah tacirlerinin, uyuşturucu baronlarının, insan bedeni üzerinden ticaret yapanların, din adına insanları aldatan soytarıların kol gezdiği bir memlekette yaşamanın derin üzüntüsü bir yandan; diğer yandan da eşimin rahatsızlığı…

            Bir mucize beklemiştim iki yıl önce. Bir mucize.

Torunlarına, çocuklarına, bana bağışlanması için bir mucize…

            Gerçekleşmeyeceğini bile bile beklemiştik işte çoluk, çocuk, hepimiz. İstanbul benim için bitti artık. Beni sevdiceğimden ayıran, şairin dediği gibi:

“Bin kocadan artakalan…” koca şehir bundan böyle yaşamımın herhangi bir köşesinde severek yer almayacak…

            On Sekiz Şubat sabaha karşı bu dünyadan göçtü. Öylece ağrısız, sızısız… Bizi bu dünyanın zalimliğiyle, acımasızlığıyla baş başa bıraktı.

Cenazesini önce kırk beş yılını harcadığı Devrek’e getirdik. Evin önünde mahşeri bir kalabalık vardı. Hele öğrenci-leri! En çok da sevenleri…

            Sinop’ta kardeşi Reşit’in mezarının yanına gömdük. Zaten de vasiyeti öyleydi. “Ölürsem, kardeşimin yanına gömün beni!” diye sıkı sıkı tembihlemişti…

            “Yedi tepeli şehirde

            Bıraktım gonca gülümü

            Ne ölümden korkmak ayıp

            Ne de düşünmek ölümü…” demiş şair.

            Işıklar yoldaşın olsun…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
BATUHAN DURDUBAŞ AVUKATLIĞA BAŞLADI
BATUHAN DURDUBAŞ AVUKATLIĞA BAŞLADI
LİSE MÜDÜRÜ AĞAÇTAN DÜŞTÜ
LİSE MÜDÜRÜ AĞAÇTAN DÜŞTÜ