Advert
Advert
Advert
GARİPLİKLER MEMLEKETİ
Burhan KURMALI

GARİPLİKLER MEMLEKETİ

Bu içerik 825 kez okundu.

 

Sana hasret sana vurgun gönlümüz
Neredesin mavi gözlüm nerde
Bu gemi bu Karadeniz
Sarı saçlım mavi gözlüm
Nerde nerde nerdesin dost

Bu gemi bu Karadeniz
Bu gemi bu Karadeniz
Sarı saçlım mavi gözlüm
Nerde nerde nerdesin dost

Bu gemi bu Karadeniz
Bu gemi bu Karadeniz
Sarı saçlım mavi gözlüm
Nerde nerde nerdesin dost

Kurban olam yürüdüğün yollara
Kara peçe yakışmıyor kullara
Uyan bak bizim hallara
Sarı saçlım mavi gözlüm
Nerde nerde nerdesin dost

Uyan bak bizim hallara
Uyan bak bizim hallara
Sarı saçlım mavi gözlüm
Nerde nerde nerdesin dost

Uyan bak bizim hallara
Uyan bak bizim hallara
Sarı saçlım mavi gözlüm
Nerde nerde nerdesin dost

Bulutlar teninden dağlar kokundan
Sarhoştur sevdiğim Mahsuni bundan
Bir daha gel gel Samsun'dan
Sarı saçlım mavi gözlüm
Nerde nerde nerdesin…

    Yüz iki yıl oldu Ulusal Kurtuluş hareketinin başlamasından bu yana. Ve hareket o günden beri devam ediyor, edecek de sonsuza dek. Bize emanet edilen bu güzel ülkeyi tam bağımsız, demokratik, laik, parlamenter bir düzen içinde dünyanın en gelişmiş ülkesi yapıncaya değin devam edecek…

     On dokuz mayıs günü Samsun’dan başlayan, Yirmi dokuz ekim günü Cumhuriyet ilanıyla devam eden kurtuluş hareketi… Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Devrimleri… Ülkemizi dünyanın en hatırı sayılır memleketleri seviyesine getirmişti kısa zamanda. Çok ve büyük işler yapıldı. Başta eğitim olmak üzere kültür ve sanat alanlarında da hak ettiğimiz yeri bulmuştuk o zamanlar…

    Ne yazık ki gelinen noktada eğitimde sınıfta kaldık. Bir türlü bir sistem oturtamadık. İşin içine siyaset giriverince onun bunun oyuncağı olup çıktı eğitim. Ve eğitim üzerinde yapılan sıkça düzenlemelerle insanlar bir kobay durumuna düşürüldü. Yap boz tahtasına döndü sistem… Köy Enstitülerinin tarihin karanlıklarına gömülmesi de bardağı taşıran son damla oldu. Avrupanın ileri devletlerinde uygulanan eğitim sisteminin bizim o tarihe gömdüğümüz eğitim anlayışına uygun olduğunu bizim siyasilerimiz elbette görüyor, biliyor. Ne yazık ki, “Okumamış insanların kafası berrak olur. Onlar koyun misali çekilen her yöne sürü halinde yönlendirilebilir!” zihniyeti egemen oldu memleketi idare edenlerce. Baksanıza onların yağdanlığı durumundaki öğretim elemanları bile bu mealde açıklamalar yapıyorlar ulu orta…

            Kültür ve sanatta da sınıfta kaldık ne yazık ki! Sanatçının değerini bilen ve onları baş tacı eden bir Mustafa Kemal’den, Sanatçısını mahkum eden, faili meçhullere kurban eden bir duruma geldik ne yazık ki!

     Yazarını, çizerini, sırf düşüncesinden dolayı susturmaya çalışan zihniyetler gördü bu millet yıllarca. Abdi İpekçi’yi, Ahmet Taner Kışlalı’yı, Bahriye Üçok’u, Uğur Mumcu’yu unutmadık, unutturmayacağız.

     Ya Sıvas’ta yakılan, yakılmaya çalışılan sanatçılarımız! Nesimi Çimen, Asım Bezirci, Muhlis Akarsu…

      Sanattan, sanatçıdan yoksun bir milletin yok olacağını söylemedi mi büyük önderimiz? Heykelleri ucube diyerek kaldıran, heykelleri giysi giydirerek kamufle edenleri gördük yakın zamanlarda. Tiyatro salonlarını kapatanları gördük. Oynanan oyunları, sinema filmlerini, kitapları yasaklayanları gördük. Hal böyle olunca da Kurtuluş hareketimiz yolunu, yönünü yitiriverdi. Uygar olalım, çağdaş olalım derken eski çağların karanlık dönemlerine dönüverdi neredeyse gidişimiz…

     Ekonomik sorunların bu milleti çökertemeyeceğini yaşanılan onca zor koşullarda gördük. Ağaç kabuğundan çorba yapıp karnını doyurur insanlarımız. Öyle kolay kolay pes etmez zor koşullara. Ama ülkesine, insanlarına hainlik edenleri asla bağışlamaz. Gün gelir, devfran döner, o zlüm edenler, hak ettiklerini bulurlar mutlaka… Hani Kaddafi gibi, Saddam gibi… Bir zamanların tartışmasız liderleri, ettiklerinin cezasını misliyle öderler elbette…

      Gençlik ve Spor Bayramımızı bu yıl da buruk kutladık. Amansız salgın nedeniyle coşkularımıza gölge düştü. Gerçi son yıllarda üst düzey kutlamaları da pek gereğince yapılmıyordu. Ulusal bayramlarımızda nedense yatak döşek hastalanıveriyorlardı. Ya da türlü bahanelerle törenlerde yer almıyorlardı. Bunları da unutmadık elbette. Ve unutmadığımız, Ulusal Önderimiz için ağza alınmadık sözler edenler!

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
BATUHAN DURDUBAŞ AVUKATLIĞA BAŞLADI
BATUHAN DURDUBAŞ AVUKATLIĞA BAŞLADI
LİSE MÜDÜRÜ AĞAÇTAN DÜŞTÜ
LİSE MÜDÜRÜ AĞAÇTAN DÜŞTÜ