Sefer Köse
Devrek ilçemizin sosyal ve ekonomik gelişiminde camiler ve köy odaları büyük hizmet vermiştir. Bölgemizin genelini kapsayan alanda yaşamın ve sosyal yaşantının merkezinde ibadethaneler her zaman merkezi yer tutmuştur.
Kaza merkezlerinde özellikle cuma bayram namazlarını kılmak yerleşik hayata geçisi hızlandırmak için cami öncelikli olarak yapılmıştır. Bölgeye ilk yerleşen Yoğunhatun Türkmen aşireti yerleşkesine 1486 yılında yapılan cami örnektir. Akabinde nüfus artmasıyla dönemin vergi beyi (mültezim) Hacı Ali Bey tarafından 1790 yılında Hacı Ahmetağa camisi, 1841 yılında Tekke camisi, 1868 yılında ise Merkez İbrahim Ağa camisi yaptırılmıştır.
Yine Dirgineli İzzet Mehmet Paşa'nın 1837 yılında yaptırdığı Kuzca Camisi bölge insanın cuma ve bayram namazlarını kılması için yaptırılmıştır.
İki ve daha fazla yerleşim biriminin katılımıyla oluşturulan yönetim şeklinde yani Divan yönetiminde ise Divan merkezlerine ekonomik durum ve konumlara göre camiler yapılmıştır. Bölgemizde devletin desteğiyle 1800 yılı başından itibaren yoğun bir cami yaptırma sürecine girildiği görülmektedir.
Başlar Karye camisi 1804 yılında Kadıoğlu mahallesine, Çomu Divanı camisi 1804 yılında Gürbüzler merkez mahallesine, Dedeoğlu Şehitler camisi 1804 yılında yapılmıştır. Kemerler Veli Gebeş camisi 1813 yılında yapılmıştır. Diğer mahallelerde ise köy odası denilen yapıların varlığı görülmektedir. Yine ismi bilinen kendisi olmayan onlarca cami bulunmaktadır.
Köy odaları; ramazanlar da iftar açmak, teravih namazlarını kılmak için kullanılmıştır. Umumi cemiyetlerini mevlit, kuran, cenaze gibi durumlarda da kullanılmıştır. Yine devlet memurlarının ağırlandığı, vergilerin toplanması, duyuruların yapılması içinde kullanılmıştır. Ayrıca köy odaları misafir ağırlama ve yatılı Kur'an Kursu olarak da kullanıldığı görülmüştür.
Köy odaları sayesinde bölgemizde geçmişten gelen Türk geleneklerimizi, örf ve adetlerimizle Hoca Ahmet Yesevi öğretisi içerinde ehli sünnet çizgisindeki dini düşünce ve yaşantılarını devam ettirmiştir. Nüfusun farklı bölgelerden ve yörelerden göçlerle birlikte sürekli artmasıyla birlikteliğin sağlanması için ibadethaneler önemli yer tutmuştur.
Devlet desteğiyle yapılan camilerin ehli sünnet çizgisi içerisinde sünni müslümanlığı sağlamlaştırmak için tercih ettiği ve ona göre yaşantı kurduğu görülmektedir.
Divan bölgelerinde göçlerle nüfusun çoğalmasıyla müstakil köyler kurulmuş ve ekonomik seviyenin yükselmesiyle de her köye hatta mahalleye camiler yapılmıştır.
Camilerin yapılması yeterli olmamış, bugün külliye diyebileceğimiz dünün köy odası geleneğinin devamı sayılabilecek imam lojmanı, şadırvanı, aşevi ve yemekhanesi yaygın hale gelmiştir.









