Haber Merkezi
İktidarının en düşük emekli aylığına yaptığı 1062 liralık artışı yetersiz bulan emekliler, tepkilerini sokak eylemleriyle sürdürüyor.
Bu amaçla Tüm Emeklilerin Sendikası’na üye emekliler Devrek Cumhuriyet Alanında bir basın açıklaması yaparak tepkilerini dile getirdi.
“Bu karda kışta soğukta bu meydanda toplandıysak belli ki çok sıkıntılıyız, endişeliyiz bu günümüzden ve de geleceğimizden” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Değerli dostlar, Türkiye’de emeklilik, iktidarın bilinçli tercihiyle onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarılmış; sefalete mahkûmiyetin adı haline getirilmiştir.
Baştan söyleyelim, milyonlarca emekli bugün yoksullukla, borçla ve barınma kriziyle boğuşuyorsa bunun nedeni tek adam rejimi ve neoliberal yağma politikalarıdır. Bu ülkede emeklilik artık bir huzur ve güvence dönemi değil, açlıkla ölmemek mücadelesidir. Yıllarca çalışmış, üretmiş, bu ülkenin tüm değerlerini yaratmış emekçiler emekliliğinde bilinçli bir sınıf politikasıyla açlığa itilmiştir.
Tek adam rejimi altında uygulanan ekonomi programı; sosyal devleti tasfiye etmiş, kamusal kaynakları sermayeye ve ayrıcalıklı bir azınlığa aktarmış, emeklileri ise cezalandırılması gereken bir “yük” olarak görmüştür. Bu bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercihtir. Bu, emeklilerin yaşam onuruna yönelmiş açık bir saldırıdır.
Değerli emekliler, yapılan araştırmalar, dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutarın asgari ücreti aştığını; barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim giderleriyle birlikte yoksulluk sınırının 100 bin TL bandına dayandığını ortaya koymaktadır. Yani milyonlarca emekçi daha çalışırken yoksullaştırılmakta, emeklilik ise bu yoksulluğun derinleştirilmiş hâli olarak dayatılmaktadır.
Bu bir tesadüf değil; bilinçli bir tercihtir.
Değerli dostlar, ekonomik yıkım barınma de krizini derinleştirmiştir.
Büyük şehirlerde binlerce emekli; pansiyon ve ucuz otel odalarında, sağlıksız yapılarda, hatta kamusal alanlarda yaşamaya zorlanmaktadır. Sosyal konut üretmeyen, barınmayı piyasanın insafına bırakan neoliberal anlayış, emekliler için barınma hakkını da fiilen ortadan kaldırmıştır.
Tüm bu yıkım yaşanırken üst düzey bürokratlar için 30 bin TL’ye varan seyyanen zamlar gündeme getirilmiştir. Kamuoyu tepkisi üzerine şimdilik geri çekilen bu düzenleme, gerçeği değiştirmemektedir. Emekliye gelince “bütçe disiplini”,
sermayeye ve bürokrasiye gelince ayrıcalık ve saltanat devreye sokulmaktadır.
‘Kaynak yok’ yalanına inanmıyoruz. Çünkü vergilerini affettiğiniz yandaşlara gelince milyarlarca liralık kaynak olduğunu görüyoruz. Defalarca vergi borçlarını sildiğiniz, kaynakları peşkeş çektiğiniz yandaş sermaye patronlarına verdiğiniz kaynakları emekliye verseniz, su anda iki kat maaş alır olacaktık.
Biz emekliler bizim açlığımızın nedeninin kaynak yokluğu değil, iktidarın sermayeci tercihi olduğunu biliyoruz. Bu nedenle susmayacağız. Taleplerimiz için mücadelemizi artırarak devam ettireceğiz.
TALEPLERİMİZ
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak taleplerimiz nettir:
•Öncelikle tüm emeklilere ayırım gözetmeksizin derhal 20.000 TL seyyanen zam yapılsın.
•Bu artış, kök aylık oyunlarına kurban edilmeden tüm emekli aylıklarına eşit biçimde yansıtılsın.
•En düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur aylığına eşitlensin.
•Enflasyon kayıpları tam olarak telafi edilsin, refah payı eklensin.
•Sağlıkta soyguna son verilsin: katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farkları kaldırılsın.
•Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlansın, kamusal sosyal konutlar derhal hayata geçirilsin.
•Emeklilerin ve emekçilerin örgütlenme, ifade ve demokratik hakları üzerindeki tüm baskılar sona erdirilsin.
Buradan çağrımızdır:
Bu mücadele yalnızca emeklilerin mücadelesi değildir. Tüm emekçileri, tüm yoksulları, açlık ve sefaletle boğuşan herkesi, tüm demokratik kitle örgütlerini ve emekten yana güçleri mücadelemize omuz vermeye çağırıyor,ve aynı zamanda buradan TBMM’de günlerdir emekliler için sürdürülen terketmeme eylemini selamlıyoruz.
Bizler sadaka değil, haklarımızı istiyoruz. Bu ülkenin tüm değerlerini yaratan emekliler, yoksulluğa ve yok sayılmaya mahkûm edilemez. Tüm Emeklilerin Sendikası olarak bütün emeklileri, sesimizi ve gücümüzü birleştirmeye, insanca yaşam hakkımız için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Gerçek biziz.
Çare biziz.
Çare dayanışmadadır
Çare örgütlü mücadeledir
Yaşasın örgütlü mücadelemiz.”










