İbrahim Tığ
"Bunların alayı hırsız, bunlar belediyeyi soymuşlar, bunlar belediyeyi boşaltmışlar."
Kime ait bu sözler?
Özcan Ulupınar'a...
Ne zaman?
4 Nisan 2024 tarihinde mazbatasını aldıktan sonra Belediye önünde vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada sarfetti bu sözleri...
Bunları dinlerken içim acıdı, içim yanmıştı, bir belediye çalışanı olarak...
Utanmamıştı!...
Belediyede çalışanların alayını töhmet altında bırakmıştı...
İçinde zerre miskal utanma olan biri bunları söylemezdi, söylememeliydi...
Çünkü bu küçücük ilçede hepimiz aynı havayı soluyor, aynı suyu içiyorduk!..
O günü görseydiniz, -ki en çok da gassal bey görmüştü- deli otuna basmış bir edayla kürsüden sesleniyordu:
-Bunların alayı hırsız, bunlar belediyeyi soymuşlar, bunlar belediyeyi boşaltmışlar!...
Peki ne oldu?
Beyefendinin iftirası, yalanları, dedikodu siyaseti çöktü...
Kendisi de çökecek elbet...
Sonu yakın!...
İki yılda ne mi yaptı?
Bunca esnafa, bunca belediye işçisine eziyet etti, işçileri oradan oraya sürdü, görevlerini değiştirdi. baskı altında tuttu, tutmaya da devam ediyor...
İstibdat dönemini yaşatıyor insanımıza.
Kimse konuşamıyor, derdini kimseye açamıyor...
İşçiyi, esnafı kul köle görüyor... Makam sarhoşluğü yaşıyor. Nereye kadar?
Önceki başkanımızdan alamadığı hıncını işçiden çıkardı, çıkarmaya da devam ediyor.
Ne diyordu Rıfat Ilgaz:
-Her saltanatın bir sonu var oğlum,
Buna musalla taşları şahit!
*
Senin çöküşüne de tanık olacağız elbet...
Tarihsel süreçler ve toplumsal değişimler üzerine düşünürken, güç odaklarının yükselişine olduğu gibi çöküşüne de tanık olmak kaçınılmazdır!...
Tarih böyle yazmıştır hep!
*
O koca bilge Pirsultan'ın şu dizelerini hatırlatmak da yarar var:
"Yürü bre Hızır Paşa,
Senin de çarkın kırılır.
Güvendiğin padişahın,
O da bir gün devrilir.
*
Mahkemenin verdiği karar acıyan içimi, yüreğimin ağırlığını hafifletti.
Bu vesileyle, Çetin Başkanımıza, çalışma arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.








