Advert lt="Advert" border="0" />
Advert
Advert

TIĞ: ZONGULDAK SANAT VE KÜLTÜREL ANLAMDA OLDUKÇA ZENGİN BİR KENT

Gazeteci, şair ve yazar İbrahim Tığ üniversite öğrencilerine Zonguldak’ın edebi ve kültürel değerleri konusunda bir konferans verdi.

TIĞ: ZONGULDAK SANAT VE KÜLTÜREL ANLAMDA OLDUKÇA ZENGİN BİR KENT
Bu içerik 1704 kez okundu.

 

-Şaban BULUT-

     Gazeteci, şair ve yazar İbrahim Tığ üniversite öğrencilerine Zonguldak’ın edebi ve kültürel değerleri konusunda bir konferans verdi.

     Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) tarafından davet edilen İbrahim Tığ, üniversitenin Karaoğuz Konferans Salonu’nda “Zonguldak’ın Edebi ve Kültürel Değerleri” konusunda öğrencilere bilgi verdi.

     Konferansı (BEÜ) İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Dekanı Prof. Dr. Hamza Çeştepe, BEÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Şen ve öğretim üyeleri ve görevlileri de dinledi.

     Konferansın açılışı İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Şendoğan Karadeli’nin seslendirdiği, İbrahim Tığ tarafından derlenen “Zonguldak’ın Treni” adlı Devrek türküsüyle yapıldı.

      Konuşmasına Orhan Veli’nin, “Siyah akar Zonguldak’ın deresi/ Yüz karası değil, kömür karası/ Böyle kazanılır ekmek parası.” dizeleriyle başlayan İbrahim Tığ, Zonguldaklı şair ve yazarları iki bölümü ayrılabileceğini ve bunların da, Zonguldak doğumlu olup Zonguldak’ı yazanlar ve Zonguldaklı olmayıp Zonguldak’ı yazanlar şeklinde değerlendirdi.

MADENCİLERİN YAŞAMLARINI İLK KEZ AHMET NAİM ÖYKÜLEŞTİRMİŞTİR

      “Örneğin; Ziya Mısırlı, İrfan Yalçın, Rüştü Onur, Ahmet Naim, Sina Çıladır, Zihni Anadol, Mithat Yaban, Müfide Güzin Anadol, Savaş Büke, Fikret Bila, Kemal Anadol, Naci Çelik Berksoy (Yönetmen) sanatçılar Zonguldak doğumlu olup Zonguldak’ı yazmışken, Behçet Kalaycı, Muzaffer Tayyip Uslu, Mehmet Seyda, Mehmet Yaşar Bilen, Behçet Necatigil, Kerim Korcan,  Oktay Rıfat, Orhan Veli, Aziz Nesin, Fakir Baykurt, Nahid Sırrı Örik, Rıfat Ilgaz gibi yazarlar da Zonguldaklı olmayıp eserlerinde Zonguldak’ı konu edinmiştir.”diye konuşan İbrahim Tığ, “Zonguldak denince kömür akla gelir ilkin. Zonguldak insanı kömürle cebelleşmiş yıllar yılı. Türkülerine, manilerine, ağıtlarına konu olmuştur bu karaelmas onun. Edebiyatına da yansımıştır Zonguldak insanına dayatılan mükellefiyet yani zorunlu olarak maden ocaklarında çalıştırılma yasası. Bunun üzerine romanlar yazılmış, kitaplar yazılmıştır. Bu bağlamda Zonguldak’ın sanatsal ve kültürel anlamda çok zengin bir şehir olduğunu söyleyebiliriz.”diye konuştu.

     Şair-Yazar İbrahim Tığ, Zonguldaklı yazar Ahmet Naim Çıladır’ın yeraltındaki madenci yaşamı ile yöre köylerinde yaşayan insanların doğal yaşamını toplumcu gerçekçi bir anlayış ve bütün çıplaklığı ile gözler önüne seren ilk öyküleri yazdığını belirterek, “Bir Müstemleke Harbinin Tarihi”, “Zonguldak Kömür Havzası”, “Define” ve “Uzun Mehmet” adlı eserlerinin de Zonguldak’ı konu edindiğini, Nahid Sırrı Örik’in, “Kıskanmak” adlı romanının konusunun tamamen Zonguldak’ta geçtiğini belirten İbrahim Tığ, “Kırmızı ve Siyah” ile “Beyazlanan Yapraklar” adlı öykülerinin de Zonguldak’ı ve kentteki yaşamı konu aldığını, söyledi.

MÜKELLEFİYET YASASI ZONGULDAK EDEBİYATINA KONU OLMUŞTUR

    Tığ konuşmasını şöyle sürdürdü, “Toplumcu-Gerçekçi edebiyatımızın önemli isimlerinden, kendinden sonra gelen toplumcu gerçekçi yazarlardan Sabahattin Ali, Kenan Hulusi, Bekir Sıtkı Kunt, Reşat Enis Aygen’e öncülü eden Sadri Ertem de , 1929 yılında yazdığı “Çıkrıklar Durunca” romanının bir bölümü Devrek’te ve Devrek’in Adatepe Köyü’nde geçer. Roman, edebiyatımızın ‘ilk sosyalist’ romanıdır. Yine Türk edebiyatının gölgede kalmış isimlerinden, Linç, İdamlıklar, Patrona ve Tatar Ramazan gibi toplumcu-gerçekçi romanların yazarı Kerim Korcan da askerlik yaptığı Devrek’i ‘Ey Gaziler’ adlı kitabında yer alan 2 uzun şiiriyle konu edinir. Zonguldak’ın en önemli değerlerinden biri olan şair-yazar İrfan Yalçın da eserlerinde Zonguldak’ı, maden işçisini, Zonguldaklıyı konu edinmiştir. “Ölümün Ağzı” adlı romanında Zonguldak’ta uygulanan ikinci mükellefiyet dönemini anlatır. Yalçın'ın 'Genelevde Yas' romanı “14 Numara” adıyla, ‘Fareyi Öldürmek’ adlı eseri de  'İçimdeki İnsan' ismiyle filme alındı. Sina Çıladır da, "Taşkömürü Havzasının Devletçilik Dönemi" adlı kitabında mükellefiyet döneminde ocaklarda maden işçilerini anlatmış, Mehmet Seyda da, önce memurluk ve sonra da askerlik görevi için bulunduğu Zonguldak’a dair gözlemlerine dayanan Zonguldak Hikâyeleri’nde önemli tespitlerle sunar.

Yine Seyda, iki ciltlik Yanartaş romanında Zonguldak ve çevresindeki gözlemlerinden yola çıkarak “yanartaş” olarak tanımladığı, kömür madenini, maden emekçilerini, işçilerden yana aydınları, maden şirketini, onun işçiyi, köylüyü ezen yöneticilerinin hikayesini anlatır. Ünlü romancı Fakir Baykurt da, “Kardeşimin Yitmesi” öyküsünde Devrek’ten Almanya’ya işçi olarak çalışmaya giden Zonguldaklı aileleri anlatır.  Cemil Kavukçu, Örümcek Kapanı adlı öykü kitabında bir uzun öyküsünde Devrekli iki kişiyi anlatır.”

İKİ GARİP ŞAİR: RÜŞTÜ VE MUZAFFER TAYYİP

     Konuşmasında, Garip Akımının öncülerinden Orhan Veli’nin, “Son yıllarda Zonguldak, üç büyük yetenek yetiştirdi: Biri Rüştü Onur, biri Kemal Uluser, biri de Muzaffer Tayyip. Bu ne biçim keder! Üçü de arka arkaya öldüler” sözünü hatırlatan Tığ, Bu Zonguldaklı şairler, Rüştü Onur 22, Muzaffer Tayyip Uslu 24 ve Kemal Uluser de 29 yaşında yaşama veda ettiğine, vurgu yaptı.

ŞEHİR BİR VASİYETTİR

      Rüştü Onur’un, 12.09.1940 tarihinde dostu Necati Cumalı'ya yazdığı mektubunda; “Ey benim mektuplarıyla huzur bulduğum ve avunduğum kardeşim. Şehir’de buluşacağız. Her ne pahasına olursa olsun Şehir çıkacak… Şehir, okuyucu kitlesinin karşısına yeni bir atmosferle çıkacak.”dediğini ifade eden İbrahim Tığ, “Ancak Rüştü Onur, çıkarmayı çok istediği ‘Şehir’ dergisini, ömrü yetmediği için çıkaramamıştı. Rüştü Onur'un bu dileğini bir vasiyet kabul ederek ölümünün 62. Yılında (2004) ‘Şehir’i çıkarmaya karar verdik. Şehir, bugün 116.sayısına ulaştı.”diye konuştu.

ZONGULDAK’TAN ÖNEMLİ YAZAR VE ŞAİRLER GEÇTİ

     “Fazıl Hüsnü Dağlarca'dan-Orhan Veli'ye, Ceyhun Atıf Kansu'dan-Sennur Sezer'e, Melih Cevdet Anday'dan-İlhan Berk'e kadar birçok ünlü, şair ve yazarın Zonguldak ile ilgili birkaç şiirini ya da yazısını bulmanın mümkün olduğunu” anlatan İbrahim Tığ, “Eleştirmen-yazar Mehmet Yaşar Bilen Devrek’te 22 yıl öğretmenlik yapmıştır. Aziz Nesin, Oktay Rifat Zonguldak’ta askerlik, Behçet Necatigil, Halim Yağcıoğlu da öğretmenlik yapmıştır. Zonguldak'ta lise öğrencisi olan Şair Behçet Kemal Çağlar'ın Onuncu Yıl Şiiri'ne "Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan" mısralarına ilham kaynağı olmuştu. Ünlü, “Veda Busesi” şiirinin şairi Orhan Seyfi Orhan,  “O Geliyor” şiirinin şairi Celal Sahir Erozan, 3 dönem Zonguldak’ı milletvekili olarak Meclis’te temsil etmişlerdir.”diye konuştu.

HÜSEYİN ÇAKIR ZONGULDAK’IN ÖNEMLİ BİR DEĞERİDİR

     Çaycumalı Türk Halk Müziği Sanatçısı, Derlemeci Hüseyin Çakır’nda Zonguldak’ın önemli değerlerinden olduğunu belirten İbrahim Tığ, onun TRT repertuarına “Aman Of”, Döktür Muazzez, Yavru Kuşuma da, Ormanda Büyüyen, Kara Dayı, Maça Kızı gibi türküleri kazandırdığını, kaydetti.

      Tığ, Zonguldak’ın en ünlü türkülerinin de, Karadır Kaşların Ferman Yazdırır, kiraz Aldım Dikmeden/Tombulacık Halimem, Düriyem'in Güğümleri Kalaylı, Gidiyom Gidemiyom, Kestaneci Köyünden Abalı Köyüne, Hışır Kızı olduğunu, söyledi.

KELEBEĞİN RÜYASI   

      Konuşmasının son bölümünde de Zonguldak’ta çekilen filmlere değinen İbrahim Tığ konuşmasını şöyle tamamladı: “Halit Refiğ’in 1962 yılında çektiği ve Göksel Arsoy, Nilüfer Aydan, Ali Şen, Reha Yurdakul ve Erol Taş’ın oynadığı Şehirdeki Yabancı, Yavuz Özkan’ın 1978 yılında çektiği ve maden işçilerini konu alan ve Tarık Akan, Cüneyt Arkın, Hale Soygazi, Meral Orhonsay, Halil Ergün’ün oynadığı Maden, Erden Kral’ın Kuş/Yük, Halit Refiğ’in Yaşam Kavgası, Sinan Çetin’in Bir Günün Hikayesi ve Yılmaz Erdoğan’ın Zonguldaklı şairler Rüştü Onur ile Muzaffer Tayyip Uslu’nun yaşamlarını konu alan Kelebeğin Rüyası filmlerinin yanı sıra daha bir çok filmler Zonguldak’ta çekilmiştir”

     Konferans sonrasında İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Dekanı Prof. Dr. Hamza Çeştepe, Tığ’a günün anısına bir plaket ve buket sundu. Tığ da yeni kitabı “Sur ve Sır”ı öğrencilere imzaladı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ÇAYCUMA RAMAZANDA DA ŞEN
ÇAYCUMA RAMAZANDA DA ŞEN
AMBULANSLA KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI
AMBULANSLA KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI