Advert lt="Advert" border="0" />
Advert
YIL 1925
Burhan KURMALI

YIL 1925

Bu içerik 1157 kez okundu.

    Tekke ve zaviyeler Osmanlı toplumunda eğitim ve kültür açısından önemli bir yere sahipti. Ancak bu kurumlar zamanla eğitici özelliklerini yitirmiş, dinsel sömürünün, yenilik karşıtlığının simgesi hâline gelmişti. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine doğru her alanda başlayan bozulma, tekke ve zaviyelerde de görülmeye başlamıştı.

   Tekke ve zaviyeler siyasi çalışmalar içerisine girmeye hatta çatışmalarda bulunmaya ve halkın dinî duygularını kullanarak çıkar elde etmeye başladı. Çağdaşlaşmayı amaçlayan Türk milleti için tekke, zaviye, türbe ve tarikat gibi engeller kaldırılmalıydı.

   TBMM, 30 Kasım 1925’te kabul ettiği bir kanunla tekke, zaviye ve türbeleri kapattı. Aynı kanunla bütün tarikatlarla birlikte şeyh, derviş, dede, mürit gibi bir takım unvanların kullanımını kaldırdı; falcılık, büyücülük, muskacılık gibi din dışı uygulamalar yasaklandı.

   Halkın inançlarını kötüye kullanan dini kurumların kaldırılması ve din dışı uygulamaların yasaklanmasıyla Türk toplumunun çağdaşlaşması yolunda önemli bir adım atılmıştır.

   “Şeyhlik, dervişlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, muskacılık, falcılık ve türbedarlık” gibi ayrıcalık bildiren unvanların kaldırılmasıyla toplumsal hayatta sınıflaşmanın önüne geçilmiş, birlik ve beraberlik duygusu güçlenmiştir.

 

                                                                 YIL 2016

    Atatürk’ün daha 1925 yılında gördüğü tehlike, üzülerek belirtmek gerekirse 15 Temmuz 2016’da o korkunç yüzünü gösterdi.

    Cumhuriyetle ve onun değerleriyle zoru olanlar, kişisel çıkarlarını da öne alarak bir kalkışma girişimi başlattılar. Halkın duyarlı oluşu, kalkışmayı önledi.

    Tekke ve zaviyeler kapatıldığı halde bu duruma nasıl geldik? Bence bunun çok ciddi bir biçimde ele alınması gerekir. Eğer çağdaş bir demokratik sistemde, laik, bağımsız ve özgür yaşamak arzusundaysak milletçe, geçmişimizde yaşananlardan biraz olsun ders çıkarmak gerekmez mi?

    Daha Selçuklular, Osmanlılar dönemlerinde tekke ve zaviyelerin devletin temeline nasıl dinamik koydukları hafızalardan silinmedi. Tarih kaynaklarını gözden geçirmek yeterli bu konuda…

    Sözüm ona dervişler, şeyhler, din eğitimi adı altında tekkelere gelenleri azılı birer devlet düşmanı, rejim düşmanı olarak yetiştirdiler. Ülkenin dört bir yanında yuvalanan bu şeyh ve dervişlerin görevi ayaklanma yapacak militanlar yetiştirmekti. Başarılı da oldular. İki büyük devlet yerle yeksan oluverdi. Tarih sahnesinden silindi gitti…

    Kapatılan tekke ve zaviyeler yerine on yıllardır bu memlekette gizli gizli çalışmalar yapan cemaatler, tarikatlar, örgütler kuruldu. Sözde din eğitimi adı altında yine cumhuriyet ve devlet düşmanlığı yayıldı. Kindar insanlar yetiştirildi bu gizli yuvalarda. Aileler, evlatlarını biraz dinini öğrensin diye masum duygularla gönderdiler açılan bu kurslara. Öylesine gizlilik ve titizlikle çalıştılar ki, ülkenin dört bir yanını tıpkı bir örümcek ağı gibi sardılar. Şeriat isteriz diye çıktılar meydanlara! Atatürk’e ve onun devrimlerine dil uzattılar. Din ve vicdan özgürlüğünü rafa kaldırdılar. Zorları laiklik, demokrasi ve cumhuriyetti. Hilafeti ve saltanatı yeniden inşa etmekti arzuları. Bu arzuları için çalışırken gizli gizli, o masum evlatlara cinsiyet farkı gözetmeksizin tecavüz etmeyi bile kar saydılar kendilerine…

    Gelinen noktada iktidarıyla, muhalefetiyle, ülke içinde yaşayan tüm sağduyulu insanlarıyla bütünleşti Türkiye. Cumhuriyetten, demokrasiden, parlamenter sistemden daha güzel bir rejim olmadığının farkına vardı. Artık darbeler dönemini geride bıraktık. Bir avuç tankla, topla tüfekle; bombayla füzeyle devleti ele geçiremeyeceklerini anladı kalkışmacılar. Yeni bir başlangıç oldu 15 Temmuz. Özgürlüğün, demokrasinin, bağımsızlığın, birlik ve beraberliğin, çıkarsız, umarsız, menfaatsiz, sadece ülke çıkarlarını ön planda tutanların Türkiye’si oldu.

    Dini alet edip, cebini dolduranlara, varlık içinde yaşayanlara bu memlekette geçit yok artık. Hele devlet düzenini yıkmak isteyenlere hiç yer yok…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
BAŞKAN SEMERCİ’NİN ÇILGIN PROJESİ!
BAŞKAN SEMERCİ’NİN ÇILGIN PROJESİ!
BAŞKAN SEMERCİ HAKKINDA 2. KEZ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK
BAŞKAN SEMERCİ HAKKINDA 2. KEZ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK