Advert
Advert
Advert
YILSONU MUHASEBESİ
Burhan KURMALI

YILSONU MUHASEBESİ

Bu içerik 389 kez okundu.

     Bir yılı daha geride bırakmak üzere olduğumuz şu günlere bir kakın hele:

      Sadece ülkemizde değil, tüm dünya ülkelerinde hayranlıkla izlenen bir Müjdat Gezen, bir Metin Akpınar, bu ülkenin tek öneticisi olan biri tarafından hedef gösteriliyor, mahkeme kapılarına sürükleniyor. Bu ülkenin en az yarısının izlediği iki televizyon kanalına yine RTÜK ‘e verilen direktif doğrultusunda yüklüce para cezaları ve üçer, beşer gün yayın durdurma cezaları verilebiliyor.

      Adaleti hunharca kendi çıkarları için kullananlar, evrensel hukuk kararlarını kale bile almıyorlar. Nasıl olsa yargı ellerinde ya bir punduna getirip yok hükmünde kabul ediyorlar.

      Kendilerinin faydasına verilen kararlar adil oluyor, iş kendi dışında verilen kararlara gelince tu kaka oluyor. Hani şu meslekten ihraç edilen ve yüksek mahkemece aklanan iki öğretmenimiz var ya Çaycuma’da görev yapan, neredeyse iki yılı aşkın. Görevlerine geri dönmeyi bekliyorlar. Buna el insaf denmez de ne denir acaba?

      Siyasetin en tepesinde olanlar birbirlerine olmadık laflar söylüyor, iktidar partisi lideri mahkemede kazanıyor her seferinde. Oysa diğer muhalefet liderlerinin uğradığı hakaretler havada uçuşuyor, bir cesur yürekli yargı mensubu. İktidar partisi liderine gıkını çıkaramıyor. Benim bildiğim kadarıyla dokunulmazlığı bile olmadığı halde…

      Anlıyoruz ki Ana Muhalefet, HAK-HUKUK-ADALET yürüyüşünü boş yere yapmamış!

      Gelin görün ki o büyük yürüyüşü bile terörle odaklandırdı iktidar. Akıl tutulmasını yaşayan millet de onun dediklerine inandı. Çünkü Ana Muhalefet Lideri, onlar için Alevi! Ne kadar haklı olursa olsun, o ağzıyla kuş tutsa yaranamıyor bu memleketin yarısına!

      “Eeey Bay Kemal…” diye başlayan konuşmalarla sadece hakaret etmiyor, bir de tepeden tırnağa alay ediyor. Kılıçdaroğlu olgunlukla karşılıyor bunları. Biliyor ki nasıl olsa yargı. Aleyhine verecek kararı.

       Bir tarihçi var. Sözüm ona tarihçi. Mısırlıoğlu. Adam TV kanalında keşke Yunan kazansaydı. Saltanat ve hilafet devam ederdi hiç değilse..” diyor. Bizim devlet erkânı, hastanede yatan bu adamın elini eteğini öpme yarışına giriyor. Mahkemeden gene gık yok.

       Yine biri çıkıyor, Atatürk’e çirkin iftiralar atıyor, hastanede bu memleketin bütün bir savunmasından sorumlu olan onu ziyaret edebiliyor. Kimse de ona sen ne yapıyorsun kardeşim diyemiyor. O da. Eğer bugün bu memlekette bakan olabiliyorsa bunu Atatürk’e borçlu olduğunu düşünemiyor nedense.

       Atatürk için ağız dolusu hakaretler edin serbest. Ama bu ülkenin en başındaki için gık deseniz görün başınıza gelenleri..

       Devrek’te Çetin Başkan, CHP adayı olarak var gücüyle çalışıyor artık. Startını verdi. Daha yaşanası bir Devrek için kolları sıvadı.

      Martın sonu bahar sloganı bütün yurtta tuttu. Eh artık geri sayım da başladı sayılır.

      Bize bel altı saldırılarına karşı, projelerle yarışmak… Dolduruşa gelmemek… barışı, kardeşliği, birlikte yaşamanın tüm güzelliklerini doğa ile özdeşleştirerek gerçekleştirmek… İşte bize Devrek’te düşen bu!

      Varlık içinde, birlik içinde, özgür biçimde CHP’li bir Belediye özlemiyle…

      Şanssızlıklar peşimizi bir türlü bırakmıyor. Tam huzura kavuşacağız derken başka bir yönden     huzurumuz ortadan kalkıveriyor. Eşim otuz gün ışın tedavisi alacak. Bu illet hastalıktan bir an önce kurtulması için dualarınızı eksik etmeyin lütfen.  

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
DÜŞEŞ GELDİ, MUHTEŞEM GİDİYOR!...
DÜŞEŞ GELDİ, MUHTEŞEM GİDİYOR!...
YARGILANACAKSINIZ!
YARGILANACAKSINIZ!