Advert lt="Advert" border="0" />
Advert
(OY)LAMA
Burhan KURMALI

(OY)LAMA

Bu içerik 812 kez okundu.

  TBMM’de Cuma günü yapılan oylama ile dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili yasa kabul edildi. Üç yüz yetmişten fazla milletvekili, dokunulmazlıkların kaldırılmasından yana oy kullandı. Bunların arasında yirmiden fazla CHP milletvekili de vardı. Şimdi ne olacak?

  Olacaklar belli. Bu konuda senaryolar yazmaya gerek yok! Cumhurbaşkanının onayıyla yasalaşacak ve tez elden fezlekeleri bulunan vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması oylanacak. İşte zurnanın son deliği orası. Dokunulmazlıkları kaldırılan vekiller eğer bir yılı aşkın bir ceza alırlarsa yargılanmaları sonucu, vekillikleri düşecek. Peki sonra?

   Sonra boş olan vekillikler için bir seçim yapılacak. Belki de durumdan fırsat çıkaran iktidar partisi, baskın bir erken seçime gidecek ve başkanlık sistemine geçiş için kendisine gerekli olan dört yüz vekil kazanmanın yollarını arayacak! Böyle giderse de belli ki arzu ve isteklerine kavuşacak. Devletin başında olanın tek ideali memleketin başına Türk tipi başkan olmak. Ne demekse bu!

   Kılıçdaroğlu, meclisteki tüm vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istemişti. Buna bakanlar ve başbakan dahil, demişti. AKP ve MHP bu öneriye sıcak bakmadı. Onların derdi HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıydı. Öyle de oldu. CHP’li bazı vekillerin de desteklerini alarak başardılar bunu…

   Ulusal Kurtuluş mücadelesi ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin rejimini değiştirebilmek için yapılan manevra, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla başladı gibi. Başkanlık sistemine karşı çıkan HDP’yi ve CHP’yi saf dışı bırakabilmenin yolu, olası bir baskın seçimde yeterli vekil sayısına ulaşabilmek. Tüm planlar bu minval üzerine yapılmışa benziyor…

   Şimdi ah vah edip hayıflanmanın vakti değil artık. Olan oldu. Bundan sonrası yarın seçim varmışçasına çalışmak. Millete gidip, olanları tüm çarpıcılığı ile anlatmak. Üniter devlet yapısının ve parlamenter sistemin bize en yaraşır rejim olduğunu, bedel ödenerek kazanılmış bu hakkın öyle kolay kolay yitirilmeyeceğini anlatmak. Milletin güvenine yeniden mazhar olmak. Bu ülkeyi zalimlerin zulmünden kurtarmak için Önce İnsan, Önce birlik, Önce Türkiye şiarıyla yola çıkmak…

   Bunun için muhtaç olduğumuz kuvvet, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Değil mi?

  Atatürk de öyle dememiş miydi Gençliğe seslenirken. Ve bu millet, onun gösterdiği yolda durmadan, yorulmadan yürümemiş miydi? Bize düşen görev, Atamızın emanetini sonsuza dek korumak, kollamak artık…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
İHALE İLANINDA 5 KAT GÖSTERİLDİ MÜTEAHHİTE 8 KAT İZNİ VERİLDİ
İHALE İLANINDA 5 KAT GÖSTERİLDİ MÜTEAHHİTE 8 KAT İZNİ VERİLDİ
BAŞKAN SEMERCİ “GERİ VİTES” YAPTI
BAŞKAN SEMERCİ “GERİ VİTES” YAPTI