Advert
DERHAL BU VALİNİZİ GÖREVDEN ALIN!
İbrahim TIĞ

DERHAL BU VALİNİZİ GÖREVDEN ALIN!

Bu içerik 750 kez okundu.

Yıl 1928...

Atatürk Cumhurbaşkanı’dır. Mustafa Necati, IV. İnönü Hükümeti’nde Milli Eğitim Bakanı’dır.

Mustafa Necati, Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı bir köy de okul açılışına katılır. Okulun açılışı için bir tören yapılır. Dönemin Ankara Valisi Mehmet Akif Bey’dir.

-Yanlış anlaşılmasın Mehmet Akif Ersoy değildir bu zat.-

Mehmet Akif Bey, Bakan Mustafa Necati ile birlikte bu açılışa katılır. Tören yapılır, konuşmalar... Konuşma sırası Bakan Mustafa Necati’ye gelmiştir. Kürsüye çıkar, konuşmasın sürdürürken, Ankara Valisi Mehmet Akif Bey’in, törende bir öğretmeni azarladığını görür...

Mustafa Necati konuşması bitince, kürsüden iner… Ankara’ya döner.

Bakan Mustafa Necati’nin Ankara’da yaptığı ilk iş ne mi olur?

O sırada, İstanbul’da ziyarette bulunan İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’ya bir telgraf çekmek olur...

“Sayın Bakan, emrinizdeki bir Vali’nin benim öğretmenimi azarlama hakkı yoktur, derhal bu valinizi görevden alınız!..”

(Kyn: Karşı Ede. Aralık 1989)

1 Ocak 1929 tarihinde aramızdan ayrılan Mustafa NECATİ’yi saygı ve minnetle anıyorum.

*

OKUMALARDAN İBRHAİM TIĞ VE “GEÇEK”

 

“Söğe” isimli öykü kitabını okuduktan sonra tanımıştım İbrahimTığ’ı.

Şair ve yazarlığının yanında 1994 yılından beri memleketi olan Devrek’te günlük gazetesiyle Devrek halkına hizmet etmekte, aynı zamanda 2004 yılından beri Türkiye’den bir çok yazar ve şaire söz hakkı verdiği “Şehir” dergisini çıkarmaktadır.

İbrahim Tığ son öykü kitabı “Geçek”te “Hoş geldin”le başlayan “O gece” ile biten 25 öyküsüne yer vermiş. Yüz yıl öncesine kadar giden, günümüzde siyasi iktidarın baskısı altında inleyen yoksullara, Covid 19 pandemisine, 14 yaşında gelin edilen çocukların acısından, kıblesini yitiren köylülere, evine yiyecek götüren garibanların atıldığı kuyulardan, bir hiç yüzünden canlarına kıyılan garibanlardan söz ederken yazıyı dönüp Devrek’e getirivermiş.

Devrek ve Devrek insanını anlatmaya başlayınca yaşanmışlıkların gerçekliği üstüne oturmuş, okuyucusunu tokat gibi sarsan öyküler çıkmış ortaya.

En çok ta şiiri sevdiğini bilirim yazarımızın. Şiir tadında bazı öyküleri. İnsanın iç dünyasına sancılı yolculukların izini de sürebiliyor okuyucusu.

Yazmaya üretmeye devam ediyor İbrahim Tığ bunca uğraşısı arasında. Kutlamak gerek.

*

DEVREK DİLİNDE:

 

-Nen, -Nan  ekleri

  

Devrek ağzında şahıs ve yönelme zamirleri önemli bir yer tutar. Bu ekler, “ben ile, benle, onla, onunla, şunla vb… anlamlarını içerir. Bu yüzden Türkçemizde özel bir yere sahiptir Devrek ağzı…

 

Örneğin:

-Dün akşam bennen mi yattın?

-Bunnan olacak iş değil o!

-Onnan bi adım atmam ben!

-Bennen gelmen mümkün değil

-Sennen yola çıkılmaz!

 

Bunna-Bunlar

Şunna-Şunlar

Onna-Onlar

 

-Bunna şunnanan bir olup da onnarın toğuğuna gış dedi.

 (Bunlar şunlarla bir olup da onların tovuğuna kış dedi)

 

Hamiş:

17.yüzyılda yaşayan büyük halk ozanı Karacaoğlan ise ‘koşması’nda ‘ile’ yerine ‘ilen’ bağlacını kullanıyor.

“Eğer benim ilen gitmek dilersen

Eğlen güzel yaz olsun da gidelim

Bizim iller kıraçlıdır aşılmaz

Yollar çamur kurusun da gidelim”

*

KOCAN İLE GEÇİNCEMEN YOK İSE...

 

Yağmur yağar şıpır şıpır buz gibi

Eriyorum ben de çürük tuz gibi

Kocan ile geçincemen yok ise

Boşan da gel kabulümsün kız gibi

 

Şu Afyon ve Aydın türküsüne bakar mısınız?

Ne varsa türkülerimizde var:

-Kocan ile geçincemen yok ise

Boşan da gel kabulümsün kız gibi...

*

-Varın söylen o yosmanın kızına

On beş sene az geliyor gözüme!...

Buram buram aşk, buram buram sevda...

Ne güzel bir söz "geçincemen"

Geçincemen...

 

ÇİY VE ÇİĞ

 

Çiy düşmüş de gül sineler ıslanmış

Yağmurun güllere ağdığı gibi.

 

Nida Tüfekçi / Akdağmadeni

 

Bu türküde:

“Çiy” sözcüğü “Çiğ” şeklinde yazılıyor ki bu yanlıştır.

“Ağdığı” sözcüğü “Yağdığı”şeklinde yazılıyor ki bu da yanlıştır.

Bilgilerinize…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
SÖZDE GAZETECİ(!) YİNE POLİSİMİZİ HEDEF ALDI!
SÖZDE GAZETECİ(!) YİNE POLİSİMİZİ HEDEF ALDI!
GAZETECİ DEĞİL PROVOKATÖR!
GAZETECİ DEĞİL PROVOKATÖR!