Advert
Advert
Advert
ÇAĞIMIN VE ÇAĞLARIN OZANI: KOCA YUNUS
İbrahim TIĞ

ÇAĞIMIN VE ÇAĞLARIN OZANI: KOCA YUNUS

Bu içerik 1302 kez okundu.

AÇIKLAMA VE ÖZÜR

Anayasamıza göre, “Her suç bireyseldir ve suçu işleyen kim olursa olsun cezasını çeker.” Bu hatırlatmayı şunun için yaptım. Uzun yıllar Almanya'da yaşayan kardeşim Oktay Tığ, fazla alkolün etkisiyle olacak ki sosyal paylaşım sitesinde yazdığı yazılarla üstüne elzem olmayan bir şekilde Devrek'te, kabul ve saygınlığı olan bir çok değerli hanımefendileri incitmiştir. Bu kabul edilebilecek bir durum da değildir.

Bu nedenle, bu saygıdeğer, güzel insanlardan ailemiz adına özür diliyorum.

-İbrahim Tığ

 

*******

“Hey!... Koca Yunus

Çağımın ve çağların ozanı”

Böyle tanımlıyordu Koca Yunus’u, Erganili ozan Enver Atılgan bir şiirinde.

*

“Yunus bir söz söylemiş, hiçbir söze benzemez

Münafıklar elinden, örter mana yüzünü.”

“Ben gelmedim dava için; benim işim sevi için

Dostum evi gönüllerdir; gönüller yapmağa geldim.” diyen Yunus Emre, yaşadığımız dünyaya “sevgi” için geldiğini söyler. İnsanları ayrım yapmadan sevmek gerektiğini söyleyen şair, önemli olanın “sevgi” olduğunu vurgular.

“Dört kitabın manasın okudum hasıl ettim

Aşka gelince gördüm, bir uzun hece imiş”

Yunus Emre, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmaya ve Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde küçük büyük Türk Beylikleri'nin kurulmaya başladığı 13. yy ortalarından Osmanlı Beyliği'nin filizlenmeye başladığı 14. yy'ın ilk çeyreğine kadar Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış Türkmen hocası, şair ve erendir. Yunus Emre uzun bir süre Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı’nda çile doldurmuş ve dergaha hizmet etmiştir.

     Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli’nin; “İncinsen de incitme” felsefesini benimsemiş ve bu yola ömrünü koymuştur.

Yunus'un yaşadığı yıllar, Anadolu Türklüğü’nün Moğol akın ve yağmalarıyla, iç kavga ve çekişmelerle, siyasi otorite zayıflığıyla, dahası kıtlık ve kuraklıklarla perişan olduğu yıllardır. 13. yy'ın ikinci yarısı, sadece siyasi çekişmelerin değil çeşitli mezhep ve inançların, batıni ve mutezili görüşlerin de yoğun bir şekilde yayılmaya başladığı bir zamandır. İşte böyle bir ortamda, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran-ı Veli, gibi ilim ve irfan kutuplarıyla birlikte Yunus Emre, Allah sevgisini, aşk ve güzel ahlakla ilgili düşüncelerini, her türlü batıl inanca karşı gerçek İslam tasavvufunu işleyerek Türk-İslam birliğinin oluşmasında önemli vazifeler yapmıştır. Yunus Emre, "Risalet-ün Nushiyye" adlı mesnevisinin sonunda verdiği;

“Söze tarih yedi yüz yediydi

Yunus canı bu yolda fidiyidi” beytinden anlaşıldığı kadarıyla 1240 ile 1320 yılları arasında yaşamıştır.

*

Taptuk Emre'nin dervişidir. Hacı Bektaş-ı Veli ile ilgisi Vilayetname'den kaynaklanır ve iyi bir eğitim aldığı kesindir. Anadolu kentlerini dolaştığı, Azerbaycan ve Şam'a gittiği, Mevlana'yla görüştüğü de bu bilgiler arasında yer alır. Elimize 357 şiiri ulaşmıştır.

*

Şiirlerinde, insan, Tanrı, Varlık Birliği, sevgi, yaşama sevinci, barış, evren, ölüm, yetkinlik, olgunluk, alçak gönüllülük, erdem, eli açıklık gibi gerçek yaşamı konularını ele almıştır.

*

Ama günümüzde, Yunus Emre hep tasavvufi yönüyle ele alınır bu doğru bir duruş değildir. Çünkü Yunus Emre’nin felsefi yönü de ağır basar.

Der ki:

“Beni bende demen bende değilim

Bir ben vardır bende benden içeri.”

*

Yazımı koca Yunus’un şu dizeleriyle noktalıyorum:

“Yunus eydür, halim yaman

Dağları bürüdü duman

İşte İncil, işte Kur'an

Seçebilirsen gel beri”

***

OSMANİ’Yİ KUTLUYORUM.

    Kosova Cumhuriyeti’nin Türkçe konuşan İlk Cumhurbaşkanı Vyosa Osmani Hanımefendi’yi kutluyor, görevinde başarılar diliyorum.

    Türkçe’nin resmi dil olduğu Kosova Cumhuriyeti’nde herkes Türkçe bilir. Hatta, “Türkçe bilmez Allah’tan korkmaz” diye de bir atasözleri vardır.

    Osmani, ilk açıklamasında Kosova’nın bir kez daha demokrasi örneği gösterdiğini belirterek, “Bugün Kosova bir kadın cumhurbaşkanı seçti. Bu tüm kız çocuklarına örnek olmalıdır. Tüm kız çocukları hayalleri ve hedeflerinin peşinden koşmalıdır. Kosova bugün bir kez daha demokrasi örneği göstermiştir. Halkın iradesi ile cumhurbaşkanı seçildim ve bu görevi büyük bir sorumlulukla yerine getireceğim.”dedi.

***

ELEŞTİRİYLE KONUŞMA

İnsanın çeyrek milyon yıllık evrimleşme süreci içinde şiiri bilmediği, söylemediği, yazmadığı dönemleri de olmuştur. Bu döneminde insan dünya görüşü/estetik oluşturmuştu ve ona göre işler yapıyordu.

Şiir bu sürece, yani insanın geliştirdiği dünya görüşü/estetik sürecine, sonradan katıldı; insan diğer işlerini ortadan kaldırmadı, onların içinde yerini aldı. Diğer uğraşlarında işlettiği imgelemini farklı yöntemlerle şiirde de işletti.

Bu nedenle şiir, insanın dünya görüşünü/estetiğini yaratmadı; dünya görüşü/estetiği olan insan, şiiri yarattı.

İbrahim Oluklu

***

KIRAN KIRANA…

- Sağlığına dikkat etmek hayattaki en büyük engeldir.

Platon (İÖ 427-347)

- Platon çok sıkıcıydı!.

Friedrich Nietzsche (1844-1900)

- Nietzsche aptalın ve anormalin tekiydi!

Lev Tolstoy (1828-1910)

- Tolstoy ile dost olmazdım.

Ernest Hemingway (1899-1961)

- Hemingway ayının tekiydi!.

HaroldRobbins (1912-1997)

***

KÖTÜ ALIŞKANLIK

Doksanlı yaşlara yaklaşmış iki yaşlı kadın sohbet ediyorlarmış.

- Benim bey bu sıralarda kötü bir alışkanlık edindi. Tırnaklarını yemeye başladı. Ne yaptıysam vazgeçiremedim. Sinirlerimi bozuyor.

Diğer kadın:

-Haklısın benimki de bir ara başladı ama uyguladığım tedbirlerle tırnak yemesini engelledim.

-Çok iyi! Ne yaptıysan bana da öğret lütfen.

-Çok basit dişlerini sakladım.

***

GÜNÜN SÖZÜ

Çömlekçi çömlekçinin, şair şairin, dilenci dilencinin düşmanıdır!

Hesiodos

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
SÖZDE GAZETECİ(!) YİNE POLİSİMİZİ HEDEF ALDI!
SÖZDE GAZETECİ(!) YİNE POLİSİMİZİ HEDEF ALDI!
GAZETECİ DEĞİL PROVOKATÖR!
GAZETECİ DEĞİL PROVOKATÖR!