Advert
Advert
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN
Faik MEKİK

19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN

Bu içerik 3862 kez okundu.

 

  19 MAYIS 1919, ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞI KIVILCIMININ ÇAKILDIĞI GÜNDÜR.

   19 Mayıs 1919 tarihte Anadolu insanı, özgürlük ve bağımsızlık bayrağını açar. Bu tarih Anadolu insanının silkinişi, uyanışı, emperyalizme baş kaldırışıdır.19 Mayıs, bağımsızlığa yönelme; ulusal benliğimizi bulma tarihidir. Türk ulusunu bağımsızlığına götürecek yoluMustafa Kemal Atatürk açar. Yolu aydınlatmak için Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’da bir kıvılcım çakar. Meşale olur, tüm Anadolu’yu aydınlatır. Bu meşalenin ışığında Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı başlatır.

 Mustafa Kemal,19 Mayıs 1919’da emperyalizmin zincirlerini kırarak Samsun’a ayak basar. 19 Mayıs 1919’da Samsun’da bir ateş yanar. Yanan isyan ateşi, tüm Anadolu’yu ayağa kaldırır. Bu ateşin ışığında Mustafa KemalKurtuluş Savaşı’nı başlatır. Anadolu aydınlanır. Anadolu insanı tutsaklıktan kurtulmanın yollarını arar. Kurtuluşa, Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal’in izinden giderek ulaşacağına inanır; çünkü Mustafa Kemal’e güvenmektedir.  

Mustafa Kemal, Samsun’a çıktığı günlerdeki durumunu Nutuk’ta söyle anlatıyor:

“19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktım. Genel manzara şöyleydi: Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’ ında yenik düşmüş; Osmanlı Ordusu her tarafta ezilmiş, koşulları ağır bir ateşkes imzalanmış. Savaşlardan, ulus yorgun ve yoksul düşmüş. Ulusu ve ülkeyi, Birinci Dünya Savaşı’na sokanlar, kendi yaşamlarının kaygısına düşerek, ülkeden kaçmışlardır. Padişah Vahdettin, tahtını korumak için önlemler araştırmakta. Damat Ferit başkanlığındaki hükümet; güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişaha bağlı ve onunla birlikte kendilerini kurtaracak herhangi bir duruma razı.”(Nutuk, cilt:1,s.1,”Kısaltılmış ve sadeleştirilmiştir.”)

10 Ağustos 1920 tarihinde Osmanlı Saltanat Şurası’nda incelendikten sonra onaylanan Sevr Antlaşması sonucunda Rumeli ve Anadolu İngiltere, Fransa ve İtalya, Yunanistan ve Ermenistan arasında paylaşılmaya terk edildi.

 

Yurdun büyük bir bölümü İngiliz, Fransız ve İtalyan güçleri tarafından işgal edildi. Ordumuz lav edilmişti. Asker sayımız 400 binden 40 bine düşürüldü. Kılını bile kıpırdatmayan padişah Vahdettin ‘’ millet koyun sürüsü, yönetilmesi için çoban lazım, o da benim’’ diyordu. İngilizler Vahdettin’i, Vahdettin’de milleti güdüyordu. İstanbul sokaklarında İngiliz, Fransız, İtalyan, Amerikalı, Yunan askerleri devriye geziyordu. 2. Mehmet’in (Fatih Sultan) fethettiği İstanbul’da , 6. Mehmet’in (Vahdettin) hali buydu.

19 Mayıs 1919 Sonrası…

Mustafa Kemal Atatürk, 21 Haziran’da Amasya’da..

‘’Vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir; fakat hükümet sorumluluğunu yerine getirmemektedir. Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.’’

Bu karar, Erzurum ve Sivas Kongreleri ve Kurtuluş Savaşı’nın temelini oluşturur. Bu karar, düşmana ve padişaha başkaldırış; bağımsızlık, özgürlük için yılmadan savaşmayı göze alıştır.

.Sivas ve Erzurum Kongrelerinin amacı, ulusa bağımsızlık, özgürlük düşüncesini aşılamak; kurtuluşun yolunu çizmektir. Mustafa Kemal Atatürk, tutsaklığın Türk ulusunun yapısına aykırı olduğunun bilincindedir. Anadolu insanına ulus olma bilincini aşılamaya çalışır. (Osmanlı, imparatorluktur. Uluslar vardır. Bu uluslar, imparatorun uyruğudur.) İnsanca yaşamak için yapılır; İnönüler, Sakaryalar, Dumlupınarlar...30 Ağustos 1922’de mezar olur düşmana Anadolu.29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in bağımsızlık bayrağı dalgalanır 

PADİŞAH VAHDETTİN VATAN HAİNİ

DEĞİL DİYEN ZEVATLAR, BİLİN İSTEDİM

İNGİLİZ YANLISI VATAN HAİNİ VAHDETTİN

İngilizlerin İstanbul’u 13 Kasım 1918’de işgalinden sonra, Vahdettin İngiliz The Daily Mail gazetesine “En fazla İngiliz milletinin hoşuma gitmesi, ona hayranlığım babamdan bana miras kalmıştır” diye açıklama yapmıştı. (Daily Mail 24 Kasım 1918)

Vahdettin’in İngilizlere nasıl yanaştığının işte en çarpıcı belgesi: İngilizlerin İstanbul’u işgalinden iki ay sonra 10 Ocak 1919 günü İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe’nin Londra’ya gönderdiği raporunda şunları yazıyor: “Padişah, bütün umudunu İngiltere’ye bağladı. Her istediğimizi tutuklayıp cezalandırmaya razı. Halifelik makamında kalabilmesi için kendisine İngiliz hükümetinin yardım edip etmeyeceğini soruyor. Yüksek Komiserlikten gelecek işarete göre harekete edeceğini söylüyor.”(Bilal Şimşir, İngiliz Belgeleri, C.2 S.36., İngiliz Gizli Belge No: F0/4172-13592)

7-8 Temmuz 1919: Mustafa Kemal gece Saray’dan gelen istemle telgraf başına çağrıldı. Padişah adına konuşan Harbiye Bakanı Ferit Paşa, önce “Padişah’ın selam-ı şahanelerini” tebliğ etti. Padişah’ın Mustafa Kemal’i İstanbul’a beklediğini belirtti. Yanıt veren Mustafa Kemal Erzurum’dan ayrılmayacağını yineledi. Bunun üzerine, Padişah’ın kendisini görevden aldığı tebliğ edildi. Bu görevden alma, hemen Osmanlı Devleti’nin resmi gazetesi Takvimi Vekayi’de yayımlandı. Aynen şöyledir: 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa’nın memuriyetine hitam verilmiştir. İşbu irade-i seniye icrasına Harbiye Nazırı memurdur.” İmzalar, Harbiye Nazırı Ferit, Sadrazam Vekili Şeyhülislam Sabri, Padişah Mehmet Vahidettin.

50. gün: Hani Mustafa Kemal’i Vahdettin göndermişti?
Yukarıdaki günlük, 19 Mayıs ve 8 Temmuz 1919 tarihleri arasındaki tam 50 günü kapsar. Kimi yazarlara göre Padişah Vahdettin, Mustafa Kemal’i bilerek Anadolu’ya göndermişti. Anadolu’da bir örgüt kurmasını istiyordu. Hatta cebine para da koymuştu. Pekiyi, neden 50 gün sonra kendi imzasıyla Mustafa Kemal’i görevden aldı?
Padişah hem Anadolu’ya gönderiyor, hem de görevden alıyor. Bu nasıl bir göndermedir?

İdam kararına ne demeli?

ATATÜRK VE YURTSEVERLERİN İDAMINI İMZALADI'

Atatürk ve silah arkadaşları hakkında ölüm fermanı imzalayan Vahdettin, halk tarafından vatan haini ilan edildi. TBMM’nin de tahttan indirilmesine karar vermesi ile iyice köşeye sıkışan Vahdettin, Boğaziçi’nde demirlemiş olan bir İngiliz zırhlısı ile 17 Kasım 1922'de Malta’ya gitmek zorunda kaldı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı başlatmasının üzerinden bir asır geçti. 19 Mayıs 1919'ta Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savaşı'nı başlatan Atatürk'e "geri dön" emri verilmiş ancak Atatürk bu emri dinlememiştir. Atatürk hakkında idam kararı verilmişti. Atatürk mücadelesinden bir adım geri adım atmayarak emperyalistler ve yerli işbirlikçilere gereken dersi verdi.

Tarihçiler Atatürk'ün Samsun'a çıkışında 2 ayrı görüşü dile getiriyor. Bir kısım tarihçi'ye göre Atatürk'ü Samsun'a Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için Vahdettin'in gönderdiği iddia ediliyor ancak yaşananlar bu iddiaları yalanlıyor. Tarihçilerin çoğunluğu ise Vahdettin'in Atatürk'ü Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak bir yana oradaki yurtseverlerin düşmana karşı başkaldırısını bastırmak için gönderildiğini ancak Atatürk'ün tam tersini yaptığını belirtiyor.

Osmanlı Devleti’nin son padişahı olan VI. Mehmet Vahdettin, Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele hareketine karşı olduğu için TBMM tarafından tahttan indirilmişti. Padişahlığı döneminde, Birinci Dünya Savaşı ve imparatorluğa egemen olan İttihat ve Terakki rejimine karşı mücadele eden Vahdettin’in adı, savaş sona ermeden, İngiltere ile yapılan gizli temaslarda yer aldı.

İSTANBUL'UN ANAHTARINI İNGİLİZLERE TESLİM ETTİ

Bu tartışmalar sürerken Osmanlı'nın son padişah Vahdettin'in İstanbul'un anahtarlarını İngilizlere teslim ederken ki görüntüleri ortaya çıktı.

Bağımsız Sinema Merkezi'nin yayınladığı görüntülerde Vahdettin İstanbul'un anahtarını karşısında selam durduğu İngiliz Komutana teslim ettiği görülüyor. 

Bu da yetmedi, İstanbul Divanı Harbi, Mustafa Kemal’i yokluğunda yargıladı ve onun hakkında idam kararı verdi. Padişah Vahdettin de bu kararı 24 Mayıs 1920’de onayladı. 
Nasıl oluyor da?... Anadolu’yu örgütlemesi için Padişah’ın gönderdiğini iddia ettikleri Mustafa Kemal’in idam kararını Padişah onaylamıştır? Bu saflık değil midir? Bu yayınlar, işgalcilerle birlik olmuş, İngilizlere manda önermiş, Millet Meclisi’ne karşı gelmiş ve ihanet etmiş bir kişiyi korumak, Vahdettin’i kollamak için gerçekleri tersyüz etmek değil midir?

Bunlar yalandır
Vahdettin, Milli Mücadele’yi örgütlemek için Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderdi diyenler, tarihi çarpıtıyorlar. Son yıllarda bu pespaye yalanlar ileri sürülüyor. Bu yalanları ortaya atanlar İngiliz işbirlikçilerinden daha haysiyetli değildir. Bunlar destansı Milli Mücadele’yi tersine çevirmeye çalışıyorlar. 
Yapılan iş, tarihi tersine çevirmektir, yalancılıktır.

İngilizlere manda teklif etti

İşte bir başka onur kırıcı belge:
Sadrazam Damat Ferit, Padişahın temsilcisi olarak İngilizlere 30 Mart 1919 günü bir rapor sundu. Buna göre;
1- İngiltere, ülkenin dışa karşı bağımsızlığını ve ülkede asayişi 15 yıl süre ile sağlayacaktır. 
2- Doğuda bağımsız bir Ermeni devleti kurulacaktır.
3- Her ilde bir İngiliz Konsolosu olacak ve 15 yıl boyunca valilerin danışmanlığını yapacaktır.
4- Bakanlıklara birer İngiliz müsteşar atanacaktır. 
Bu kadar da olur mu diyenler, bu yazdıklarımıza inanmak istemeyenler için belgeyi veriyoruz. (Salahi R. Sonyel, Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika, C.1, S.50, İngiliz Gizli Belge No: F/O 371/4156)

Kaynak: Sinan Meydan, Alev Çoşkun

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ZONGULDAK’TAN YANGINLARA MÜDAHALE İÇİN DESTEK
ZONGULDAK’TAN YANGINLARA MÜDAHALE İÇİN DESTEK
“1.ULUSAL DEVREK SAFDER KARTOĞLU YARI MARATONU” DÜZENLENECEK
“1.ULUSAL DEVREK SAFDER KARTOĞLU YARI MARATONU” DÜZENLENECEK